Peki ben, böyle sağlamcı ve hesapçı olmayı ne zaman, nereden öğrenmiştim? Neden ille de uzun yolculuklara çıkmak daha en bașından yolun sonunu planlamak, bütün adımlarımı ölçüp biçerek atmak zorundaydım?
Ölüm arzusuna en yaklaştığım anlarda bile, olsa olsa o çok sevdiğim romanda söylendiği gibi, "İntihar etmeyeceksek, içelim bari," deyip kendime bir duble içki hazırlardım. Bazılarımız ölemeyecek kadar korkak, hayatta kalacak kadar cesur olur. Bazılarımız da iște böyle sadece sarhoşken cesurdur.
"Ölsem de kurtulsam," dediğim anlar oluyordu elbet. Fakat hemen internette rastlayip bayıldığım șahane tespiti hatırlıyordum. "Sanki diğer taraf Tahtalı Köy Dinlenme Tesisleri!"