Bir pazar günü Şile'ye kaçmıştık. Kaçmak ne tuhaf kelime. Kimden kaçmıştık? Başkalarından mı, kendimizden mi, ait olduğumuz hayatın hazin rutininden mi? Kime kaçmıştık? Kendimize mi, birbirimize mi, yeni bir hayatın ılık ihtimaline mi? Kaçmıştık işte.
Sokakta, vapurda, her neredeysem orada, çevremdeki yabancılara bakıp hayatlarını tahmin etmeye çalışır, bununla da yetinmeyip kendimce onlara yaşantılar yakıştırırdım.