yüreğin hakiki, derin huzuru ve tam bir iç rahatlığı, sağlıktan sonra gelen bu en önemli dünyevi mülk ancak yalnızlıkta bulunabilir ve sürekli bir ruh hali olarak ancak en derin inzivada sürebilir.
Bunun karşılığında elbette öteki insanlar vardır; ama bir kimsenin kendi değeri ne kadar çoksa, o kimse kaybının kazancından büyük olduğunu ve bu alışverişin onun zararına olduğunu daha çok görecektir: Çünkü insanlar, kural olarak borçlarını ödeyemezler; yani toplumsal ilişkilerinde bu ilişkinin can sıkıcılığını, zorluklarını ve nahoşluklarını ve bu ilişkinin dayattığı kendi kendini yadsımayı telafi edecek bir şeye sahip değillerdir; buna göre, toplumların büyük çoğunluğunun öyle bir yapısı vardır ki, buna karşı yalnızlığı tercih edenler iyi bir iş yapmış olurlar.
İnsan sadece yalnız olabildiği sürece, bütünüyle kendisi olur: Demek ki, yalnızlığı sevmeyen özgürlüğü de sevmez; çünkü insan ancak yalnız olduğunda özgürdür.