Eren Akbaş

Ben o kadının aşkıyla yanıp tutuşurken bile o dalga geçiyor, oynuyor benimle; sevecen görünse de zalim, taştandır kalbi. Aşkım, sana çoktan söylediğim gibi, hayır gelmez, bu bir hile. Birinden bir şey beklersen yiter gider elindeki. O şimdi benim ölmemi isterse, kabahat de bende, hasar da, kadına çok güvendim; aşırı bel bağladım ya, demek suçlu olan bendim.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Talihim var, kendimi ölmüş gördüm ya, yeter: Fazla yaşatılmadım, cennetten armağan bu; dünyada daha güzel hiçbir armağan yoktu, çünkü benim için her şey ölümden beter.
ama Aşkım, en çok senin bakışlarından korkuyorum ben, ne denli geç gelirsen, öldürüyorsun o kadar erken.
Yıllar yılı besledim ben Aşkım, senden ve seninle, tümden değilse de epey bir kısmıyla vücudumu, hem de gıdasını umutlardan alan şu ruhumu; o güçlendi senin mucize yaratan hünerinle. Artık soylu bir ruhla emin bir manevi mahale kanat açıyorum gidermek için yorgunluğumu. Kâğıt üstünde ettiğin bütün vaatler doğru mu? Şerefin üzerine ant içmiştin -hepsi nafile.
Yazık, yazık, bırak şu tehditkâr, gayritabii kaş çatmaları, Efendini, kralını, sana hükmedeni yaralayacak Şu kibirli bakışları fırlatmaktan vazgeç. Çayırları kemiren kırağı gibi, güzelliğini lekeliyor onlar, Kasırgaların güzel goncaları savurduğu gibi, Senin şanını mahvediyor, sana hiç yakışmıyor. Öfkeli bir kadın suyu bulanık akan bir çeşme gibidir, Çamurlu, çirkin, karanlık ve güzellikten yoksun. O böyle oldukça, erkek susuzluktan kupkurukalmış da olsa, Ne bir damlasını tatmayı, ne de elini sürmeyi kabul eder. Kocan senin efendin, senin hayatın, senin koruyucun, Ailenin başıdır, senin üstündür: Sana bakar, Ve seni geçindirmek için kendini tehlikeli işlere atar, Sen sıcacık evinde tehlikelerden uzak rahatça yatarken O didinir durur, hem denizde hem karada Geceleri gözünü kırpmadan fırtınalarda, Gündüz soğuk havalarda. Bunlara karşılık yalnızca tatlı söz, güler yüz Ve gerçek itaatten başka beklediği bir şey yok... Büyük bir borca karşılık küçük bir bedel. Tebaanin krala borçlu olma görevi neyse, Eşin de kocasına olan görevi budur; Kocasına ters, inatçı, tatsız, hırçın davrandığında, Haklı isteğine itaatsizlik gösterdiğinde, Sevgili efendisine karşı kötü kavgacı bir asiden, Adi bir hainden başka başka ne olabilir? Kadınların diz çöküp barış yapacakları yerde, Kavgaya kalkışmaları; Hizmete, sevgiye ve itaate bağlanacakları yerde, Saltanat sürmeye göz koymaları beni utandırıyor. Bizim bedenlerimizin yumuşak, zayıf ve düzgün olması, Dünyada didinip üzüntüye gelmemesi, Huyumuzun, yüreğimizin bedenimizle uyumu değil de nedir?