“Eğer istemiyorsan gitme. Sen yetişkinsin. Ben bir yetişkin olunca istemediğim hiçbir şeyi yapmayacağım, Anne.” “Davy, hayatın boyunca kendini istemediğin şeyleri yaparken bulacaksın.”
Acaba bu manzaradan daha mı güzeldir... Ya da daha güzel olabilir mi ? Diye mırıldandı Anne. Uzak diyarların büyülü gezegenleri ne kadar çekici gelirse gelsin “yuva” dedikleri yeri en güzel, en muhteşem yer olarak gören insanlar gibi Anne de sevgi dolu ve büyülenmiş gözlerle çevreyi seyretti. Burası onun için her zaman dünyadaki en güzel yer olacaktı.
İnsan, aklıyla ve duygularıyla bir bütündür diyoruz ama o insanı tüketim müptelası bir müşteri haline getirmek için insanın özünü arzular, istekler ve ihtiyaçlar olarak tanımlıyoruz. Eğitimin amacı akıl ve erdem sahibi iyi insanlar yetiştirmek olmalı diyoruz ama matematik ve fen bilimlerini yegane zeka ve başarı kriteri olarak kabul ediyoruz. Bütünlüğü ararken kendimizi paramparça olmuş bir varlık ve insan tasavvuru içinde buluyoruz.