Emirhan Altun

Emirhan Altun
@ealtun
Öğrenci
İbn Haldun Üniversitesi
Konya
Konya
70 okur puanı
Kasım 2017 tarihinde katıldı
Modern İran Tarihi
9/10
·320 syf.··
2022 17. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2022 15:38
19, 20 ve 21. yüzyıl İran'ı için okunulası bir başucu kitabı. Yazar Kaçar devletinden başlayarak günümüz İslam Cumhuriyet'ine kadar geliyor. Yazısını sayısal veriler ve görsel veriler kullanarak da destekliyor. İran devletinin bugününü anlamak istiyorsanız, bu kitap kütüphanenizde bulunsun.
Tarih
Modern İran TarihiErvand Abrahamian · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2014142 okunma
Reklam
DURUŞ GENÇLERLE YÜZ YÜZE/AHMET DAVUTOĞLU
9/10
·611 syf.··
2021 29. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2021 23:21
DURUŞ:GENÇLERLE YÜZ YÜZE-AHMET DAVUTOĞLU Youtube’de Bilim ve Sanat Vakfı’nın derslerini takip ederken Ahmet Hocanın iki oturumluk “Duruş” seminerleri dikkatimi çekti ve ardından önce dersleri izledim daha sonra da kitabı edindim. Kitap hem maddi hem de manevi yönden hacimli bir kitap, dili hariç, fakat kitabı iki buçuk haftada bitirdim. Kitap dört bölümden oluşmaktadır birinci bölümde bilinçten ikinci bölümde donanımdan üçüncü bölümde ahlaktan ve son olarak dördüncü bölümde ise sosyal hayattan bahsetmektedir. Birinci bölümün tahlilinden başlayalım. İnsan kimdir? İnsan bu Dünya’ya neden gönderilmiştir? İnsani bir kimliğin inşası nasıl olmalıdır? Gibi soruların cevabının bulunduğu bu bölümde İnsanın eşrefi mahlukat olduğu yani Dünyadaki tüm varlıkların en şereflisi olduğundan bahsedilmektedir. Örneğin Şeyh Galib bu özelliği dizelerine çok güzel bir şekilde nakşetmiştir: Hoşça bak zatına zübde-i alemsin sen Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen (Kendine güzelce bak, çünkü alemin özüsün sen, Varlığın göz bebeği olan ademsin sen.) İnsanoğlu aslında her şeyden önce kendini tanımalı bunun evrensel bir İngilizce tabirle söyleyecek olursak “know yourself” diyoruz yani insanoğlunun küresel düşünebilmesi için, ufkunun küçük sınırlara hapsedilmemesi daha geniş bir sınır hattıyla örülebilmesi için insanın kendini tanıması, bilmesi en önemli unsurlardan olmaktadır. Ahmet Hoca’nın aslında her kitapta dile getirdiği bu haslet ben-idrakinin en önemli öznelerindendir. Medeniyet kimliği kavramına gelecek olursak biz Müslümanların belli sınırlar içerisine hapsedildiği açıkça görülmektedir örneğin okul sınıflarında sadece Türkiye haritası yer alıyor bence bu en büyük yanlışlardan çünkü çocuk Dünya’nın sadece Edirne’den Kars’a kadar olduğunu zannediyor halbuki bizlerin gönül
1000Kitap
Duruş Gençlerle Yüz YüzeAhmet Davutoğlu · Küre Yayınları · 2017120 okunma
LİDERLER NEDEN YALAN SÖYLER-JOHN MEARSHEIMER
8/10
·121 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2021 13:15
LİDERLER NEDEN YALAN SÖYLER-JOHN MEARSHEIMER Dünya’da siyasete, daha genel bir tabir kullanacak olursak politikaya günah keçisi mahiyetinde bakılmaktadır. Bu şekilde anılmasının en büyük sebebi Dünya’da liderlerin birbirlerine yalan söylemesinin sayısız örneği olmasıdır ki yöneticiler sadece diğer ülkelerin liderlerine yalan söylemiyor-kitapta da bahsedildiği üzere- kendi halklarına da yalan söylüyorlar. Hatta ve hatta liderler, kendi halklarına diğerine nazaran daha fazla yalan söylüyorlar. Liderler buna yalan gözüyle bakmıyorlar, kimisi için devletin ve milletin geleceği için kullanılan sözler, kimisi için de politikanın içerisinde olan bir sözdür. Aslında diğer bir deyişle, uluslararası politika etiğinin ihlal edildiği bir durum. Yalan söylemeye tenezzül edemeyen bazı liderlerse buna bazı kılıflar giydiriyorlar buna da gizleme ve çarpıtma diyorlar. Kısacası bu iki tabir ise iç ve dış politikada yapılan meşru bir davranış şeklidir. Aslında bu tüm saydıklarımız yöneticilerin kötü ruhlu oldukları anlamına gelmez zira bu hasletler onlara göre milli menfaatlere hizmet eden araçlardır. Uluslararası yalanlara gelecek olursak on yedinci yüzyıl İngiliz diplomatı, Henry Wotton, bir defasında bir büyükelçinin “ülkesinin iyiliği için yalan söylemek üzere yabancı ülkelere gönderilen dürüst bir adam” olarak belirtmiştir. Bu yalan türü çok yaygın değildir çünkü bir ülkenin liderine yalan söylemek ile ülkenin halkına yalan söylemek bence aynı değildir ve bu minvalde de ülkenin liderini tabiri caizse işletmek kolay değildir. Peki devlet liderleri birbirlerine neden yalan söyler? Aslında cevabı basit, liderlerin diğer devletlere yalan söylemesinin nedeninin altında utilitaryanist bir sebep olarak ülkeleri için stratejik bir avantaj kazanmaktır. Bu yalanların çoğu, Dünya’nın
Siyaset Bilimi
Liderler Neden Yalan Söyler?John J. Mearsheimer · Küre Yayınları · 201243 okunma
ŞEVKET PAMUK-TÜRKİYE'NİN 200 YILLIK İKTİSADİ TARİHİ
8/10
·388 syf.··
2021 27. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2021 14:32
TÜRKİYE’NİN 200 YILLIK İKTİSADİ TARİHİ-ŞEVKET PAMUK Siyaset Bilimine Andrew Heywood ile giriş yapmıştık, ekonomi bilimine ise şimdilik tarihsel bağlamda ülkemizin sayılı iktisatçılarından Şevket Pamuk hocanın önce “Osmanlıdan Cumhuriyete Küreselleşen İktisat Politikaları” daha sonra şuan bitirdiğim “Türkiye’nin 200 yıllık İktisadi Tarihi” ile giriş yaptım. Kitap, önce Dünya’daki ve Türkiye’deki öncelikli olarak insani gelişme, iktisadi büyüme, küreselleşme olgusu, büyüyen ekonomiler, ekonominin sosyolojik etkisi ve diğer süreçleri yalın bir dille anlatıyor. Bu mefhumlar anlatılırken de Dünya nüfusunun büyümesi ve büyümeyle birlikte iktisada yansımaları da anlatılıyor. Kitap Türk iktisat tarihi anlatırken 19. Yüzyıldan başlıyor 2010’lu yıllara kadar geliyor. Yazar bu yüzyılları detaylarken çağın içindeki mali sorunlar, savaşlar, Dünya bunalımları, açlık ve kıtlık gibi olaylara da değiniyor ve bu olayların Türkiye coğrafyası yani Anadolu Türkiye’sine yansıması değerlendiriliyor. Ek olarak bu yıllara ait istatiksel veriler de mevcut. Konuları objektif bir biçimde kaleme alan yazar, tüm yılların iktisadi gelişmelerini öncesi ve sonrası, o yıllarda yaşanan olaylar ve bu olayların iktisada neler getirdiğini kısa ve öz şekilde anlatıyor. Şevket Pamuk hocanın-yukarıda da bahsettiğim gibi-okuduğum tüm kitapları sade ve akıcı bir dile sahip, alana yeni giriş yapanlar için tarihsel bağlamda, bunun altını çizmek isterim çünkü bu iki kitabın tarihsellik özelliği ön plana çıkıyor, başucu kitabı özelliği taşıyor zira bazı terimsel kısımlar hariç beni zorlayan bir noktası olmadı.
İktisat & Ekonomi
Türkiye'nin 200 Yıllık İktisadi TarihiŞevket Pamuk · İş Bankası Kültür Yayınları · 2015314 okunma
Siyaset Teorisine Giriş-Andrew Heywood
8/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
Siyaset Teorisine Giriş-Andrew Heywood Geçen yıl hazırlık sınıfında olmam hasebiyle alan kitaplarını esnek tutmuştum fakat bu yaz, yaz kampından sonra alan kitaplarına yüklendim. Klasik ’ten çıkma olan İbnut Tiktaka’nın Siyaset Adabı kitabı, Maverdi’nin siyasetnamesi ve farklı bir bakış açısı olması hasebiyle hem de yaz kampımızın ilk kitabı olan Aldous Huxley’İn Cesur Yeni Dünyasını bu yaz okudum ha şunu da eklemek isterim Cesur Yeni Dünya’yı tekrardan okuyacağım zira kitap hakkında aklımda hala bazı soru işaretleri var. Okulumun ilk dönem müfredatına baktıktan sonra Siyaset Bilimine Giriş (Introduction to Political Science) mahiyetinde Andrew Heywood’un Siyaset Teorisine Giriş kitabına bismillah dedim. Aslında kitap siyaset teorisine giriş mahiyetinde olduğunu söylese de –belki de benim için böyle- bazı şeyler havada kaldı belki bu bölüme daha giriş yapmadığımdan böyleydi. Heywood, karmaşık konu zincirini belli bir organizasyon ile gerçekten güzel toplamış açık ve yoğun olmayan bir anlatımı vardı. Yazar, kitabın ilk başında kitapta bahsettiği kişileri ve kavramları sayfa numarasını gözeterek sıralamaktadır ayrıca her ne kadar ideolojiler kitabı olmasa da temel olarak her ideolojiyi kitabın o bahsettiği sayfalarda ara parantez olarak anlatıyor. İlk olarak siyaset kavramını tanıtan Heywood, bu kavramı teorilerle açıklıyor bireyden, insandan, doğadan, sosyal sınıftan ve bireyci toplumlardan bahsetmektedir. Ayrıca Heywood, bazı sorulara da cevaplar veriyor örneğin bir yönetime neden ihtiyaç duyulduğunu, gücün, yönetimin ve siyasi ideolojilerin ne olduğu gibi sorulara burada cevaplar vermektedir. Kitabın sevdiğim bir diğer kısmı her kavramlardan sonra -genellikle kavramları da üçe ayırmış- sonunda özet şeklinde sunmuş ayrıca bu özet tüm konuyu dağıtmadan kısaltmış.
Siyaset Bilimi
Siyaset Teorisine GirişAndrew Heywood · Küre Yayınevi · 201189 okunma
Reklam