" Depresyon ve kaygının insanların kendilerini çok şaşkın ve çaresiz hissetmeleriyle bağlantılı olduğunu kesinlikle anlayabiliyorum... Hiçbir konuda kontrol sahibi olmadığımız bir toplumda yaşamak insanlar için çok zor bence... Ekonomik hayatın üzerinde kontrolün yok, çünkü iş sahibi olmak bile pamuk ipliğine bağlı; bir işin varsa da işyerine gidip orada haftada kırk, elli, altmış, seksen saat geçiriyorsun. Özgürce konuşma hakkın yok. Herhangi bir konuda oy verme hakkın yok." Ona göre depresyon ve kaygı "bir tür biyolojik arıza falan değil, bu durum karşısında gayet akla uygun tepkiler."
Oralarda "iyi bir fikrinin olmasının önemi yoktur- o fikir yaptığın işin kapsamı dışındaysa hiç kimse ilgilenmiyordu. Yerine geçip işini yapıyor, sırada bekliyor, belki beş yıl sonra terfi alıyor, sonraki beş yıl da o işi yapıyordun."
Yani evet, insanlara başka seçenekleri denemelerini -başkalarıyla etkileşime girmelerini- söyleyebilirsiniz, ama bunu ne zaman yapacaklar? Ertesi gün aynı şeye yeniden başlamak üzere yataklarına kıvrılmadan önce kanepeye gömülüp çocuklarıyla ilgilenmeye çalıştıkları o dört saatlik zaman diliminde mi?