İyi bir hukuk düzeninde yasaların olması gerektiği gibi hayata geçirilmesi durumunda her türlü hakkın da teminat altına alınacağı, barışın ve huzurun egemen olacağı kabul edilir. Ancak bu, çatışmasız bir süreklilik veya kendiliğinden itaat gösterilen bir uzlaşma olduğu anlamına gelmez.
Her toplumsal olay, konusu ve yöntemi ya da amacı ne olursa olsun altındaki bir haksızlık duygusundan hareket alır. Gerekçesinin haklı dayanakları olup olmamasına bakılmaksızın adaletsiz bir duruma duyulan bir isyandır çünkü esasen her düzenin kaçınılmaz olarak belirli adaletsizliklere ve haksızlıklara gebe bir yanı vardır.
Ama bazen bir şeyler oluyor ve oyun bozuluyor. Karşımızdakinin şifresini çözdüğümüzde, ona dair merakımızı yitirdiğimizde o kişinin bizim için cazibesi de bitiyor sanki.
Unutmak, güçlü bir bastırma yöntemidir. Bilinçli olarak kabul edemediğimiz, kabul etmekte zorlandığımız şeyleri bastırırız. Fakat bastırdığımız o şeyler yok olmaz. Davranışlarımızı büyük ölçüde yönlendirir. Paradoksa bakın ki duyguyu bastırarak ona davranışlarımızı yönlendirme gücünü de vermiş oluruz.