‘Kendisinden söz eder gibi değil, beni suçlar gibi konuşmuştu. Beni suçlamıştı! Beni mi suçlamıştı ?! Buna dayanamadım, öfkeyle ayağa fırladım, fularımı yere düşmeden yakaladım. Tam o anda, kafenin kapısında annemi gördüm. Üzerinde lacivert lizözü, merakla içeri bakıyor, beni arıyordu. Yola inmiş, vızır vızır otomobillerin arasından karşıya geçmiş, diye düşündüm, kızının yanına gelmek için, eşeleği çıkmış kızını yatıştırmak için.