Yaşarn entelektüel kavramlarla açıklanamaz. Konfüçyüs'ün de çok uzun zaman önce söylediği gibi: "Yaşam hakkında son derece bilgisizken ölümü bilebilir miyiz?" Ve onu anlaşılabilir kavramlarla açıklayarnadığımızda, gerçekten de yaşam hakkında son derece bilgisiz kalıyoruz. Yaşamı yalnızca olgusal olarak anlayabiliyoruz, ilkel insanın bir dinamoyu anladığı gibi; ama yaşamı akılla idrak edemiyor, yaşamın özünün doğasıyla ilgili hiçbir şey bilmiyoruz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ayak sesleri ve harekete ilişkin hışırtılar geldi; ses çıkartmamak niyetiyle parmak ucuna basılırken açıkça işittirilen ve fakat hala uyuyorsam beni kaldırmaya yönelik gizli bir niyet taşıyan kasten gürültülü ayak sesleri.
Öğrendiğim telafi mekanizmalarından birisi. İnsan güçten düştükçe acıya duyarlılığı da azalıyor. Canın daha az yanıyor, çünkü can yakacak şey azalıyor. Ve zaten güçten düşmüş kişi de artık daha yavaş biçimde güçten düşüyor. Olağanüstü güçlü kimselerin basit bir rahatsızlıkta kadınlardan ve sakatlardan çok daha büyük acı çektiklerini herkes bilir. Direnç kaynakları tükendiğinde yitirecek fazla direnç kalmaz. Etin gereksiz kısmı bittiğinde geriye ipliksi, dirençli kısmı kalır.
Çocuk belleği tanımlanırken, yalan yanlış şeylerde gerçeğin özünden daha fazlasının bulunduğu unutulur. Unutabilme yeteneği akıl sağlığı anlamına gelir. Aralıksız anımsamak ise saplantı, delilik anlamına gelir.