Kişiliğindeki bu olağanüstü ikilik, bu en hummalı rüya içinde bile uyanık olma hali, zekânın en derin duygu labirentlerine kadar uzanabilmesi, tüm bunlar Dostoyevski’ye ilk defa patolojik olguların metafiziğini yapma ve bilimin araştırıcı neşterinin ölü klinik vakada ancak yarım yamalak değinip geçtiği şeyleri eksiksiz şekilde betimleme yetisi verdi.