Günün Esması: Er-Rahîm
Arapçası: الرَّحِيمُ Anlamı: Kendi yoluna yönelen, rızasını arayan kullarına hususi şefkatiyle tecelli eden; onların amellerini bereketlendiren, günahlarını bağışlayan ve ahiret yurdunda onları sonsuz ikramlarıyla müşerref kılan Mutlak Merhamet Sahibi. Ayet: وَكَانَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَح۪يمًا Ayetin Okunuşu: Ve kâne bil mü'minîne rahîmâ. Ayetin Anlamı: O, inanan kullarına karşı hususi bir şefkat ve sonsuz bir merhamet sahibidir. (Ahzâb Suresi, 43. Ayet) Dua: Ey kullarının sessiz iniltilerini duyan, gözyaşlarına kıymet veren Rahîm olan Rabbimiz... Bizleri, dünyada senin rızan için çabalayan, ahirette ise o özel merhametine mazhar olan kutlu kullarının arasına kat. Günahlarımızın ağırlığıyla bükülen bellerimizi, senin bağışlayıcı şefkatinle doğrult. Bizi nefsimizin karanlığında bırakma; kalplerimizi ilahi aşkınla nurlandır ve ebedi yurdumuzda cemalini izleme lütfunu bizlere ihsan eyle. Âmin. Zikir: Yâ Rahîm (Celle Celâlühû) - 258 Defa Ne Zaman Çekilmesi Tavsiye Edilir: Özellikle perşembe günleri ikindi vaktinden sonra veya cuma gecesi teheccüd vaktinde, kalbin dünyevi seslerden uzaklaşıp Rabbe en yakın olduğu o sessiz anlarda zikredilmesi ruhun inşirahı için çok kıymetlidir. Ayrıca her farz namazın peşinden ihlasla ve kalbe yönelerek okunması, içsel huzuru kalıcı hale getirir. Bu Zikri Çekenlerde Değişenler: İbadetlerindeki huşu ve Allah'a olan sevgi bağı derinleşir; kulluk bir vazifeden ziyade kalbi bir zevke ve vuslata dönüşür. Ruhlarında sarsılmaz bir güven duygusu yeşerir; başlarına gelen zorlukların ve musibetlerin ardındaki ilahi rahmeti görebilme ferasetine ulaşırlar. Kalpleri kin, kibir ve nefret gibi manevi hastalıklardan arınır; sadece hakikate, affa ve ilahi aşka açılır. Ahiret inancı ve tevekkülleri güçlenir, dünyevi hırsların ve geçici heveslerin
Bir kadına ne zarif bir iltifat: Her hâlin bana O Ebedî Sevgili’yi hatırlatıyor. Gülüşün, bakışın, duruşun... Hepsi “Allah güzeldir, güzeli sever” hadisinin sende tecellisi.. ___ /Güven Taşdemir
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Dünya, ebedî yol arkadaşlarını bulabilmek için verilmiş kısa bir misafirhanedir. Hem bu hayatta hem cennette omuz omuza olmak istediğiniz insanlara kalbinizi açın, onlara Allah aşkıyla sımsıkı sarılın. Arkadaşlığınız ölümle bitmesin, sonsuza imanla taşınsın. ___ /Güven Taşdemir
Edebiyat
Sen neysin ben kimim? Şu hayat ikimizede bir! Tek hakkımız var fâni olarak, Ebedi âleme gidelim kul olarak...
#𝙕𝙐𝙈𝙀𝙍_𝙎𝙐𝙍𝙀𝙎𝙞_𝙏𝙀𝙁𝙎𝙞𝙍☝️ 📢 İyi bilin ki, gönülden tam bir samimiyet ve teslimiyetle yapılan kulluğa lâyık olan yalnızca Allah’tır. O’ndan başka kendilerine bir takım mabudlar ve koruyucular edinenler ise: “Biz bunlara, yalnız bizi Allah’a daha fazla yakınlaştırsınlar diye tapıyoruz” derler. Allah, anlaşmazlığa düştükleri hususlarda aralarında hükmünü verecektir. Doğrusu Allah, yalancılığı ve inkârcılığı âdet edinenleri doğru yola erdirmez. 3 #Tefsir: 📖 📖 Cenâb-ı Hak, sadece kendisine kulluk yapmamızı istediği halde, bir kısım insanlar, Allah’tan başka mabudlar ve putlar edinip onlara taparlar. Bunlara da, sırf kendilerini Allah’a daha fazla yakınlaştırsınlar diye taparlar. Nitekim müşrikler putlara tapıyor ve bunların kendileri için Allah katında şefaatçi olacağını ve kendilerini Allah’a yaklaştıracaklarını söylüyorlardı. (bk. Yûnus 10/18) İşin dikkat çeken tarafı, onlar Allah’ı inkâr etmiyorlar, O’nun varlığını kabul edip üstelik O’na daha fazla yakınlaşmak istiyorlar. Fakat meşrû hedefe ulaşmak üzere meşrû olmayan bir yol tuttukları için Allah’ın affetmediği şirke düşüyorlar. Demek ki, kullukta hem hedef doğru tespit edilmeli, hem de o hedefe ulaştıracak vasıtaların doğru olmasına dikkat gösterilmelidir. Bu kâide, Resûlullah (s.a.s.)’in hayatında örneklendiği gibi aslında tüm İslâmî faaliyetlerin temelini teşkil eder. İslâm, putperestliği yasaklar. Hangi bahane ile olursa olsun putlara tapmaya kesinlikle müsaade etmez. Kendilerine göre bir kısım gerekçelerle puta tapanlar ve bu hususta farklı yollara sapanlar hakkında Allah Teâlâ hükmünü verecek ve onlar hak ettikleri cezayı bulacaklardır. Öncelikle düpedüz bir yalanın ve kâfirliğin taraftarı oldukları için, böyle devam ettikleri takdirde, gerçek bir imandan mahrum kalacaklardır. İmandan mahrum olarak öldüklerinde
Allah "Ol!" der ve olur. Cehennem sandığın yer, bir anda cennet oluverir.. Hayat; anlamakla anlatamamak arasında sıkışıp kalanların cehennemi değildir. Yüce Allah'ın, "Seni Ben anlıyorum." diyerek kalbini teselli ettiği en mahrem, imandan bir cennettir. Kelimeler kifayetsiz kalınca sükût konuşur. Ve o sükûtu, O Ebedî Sevgili'den başka kim duyabilir? Anlatamadığın her derdini Allah zaten biliyor. Her hâlini anlayan bir Rabbin varken, anlaşılmamak gerçekten dert mi? ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap