Ayşe yıldız

Savaşçı, Tanrı'nın yalnızlığı, başkalarıyla nasıl birlik- te yaşayacağımızı bize öğretmek amacıyla kullandığını öğrenmiştir. Gazabı, bize barışın sonsuz değerini göstermek ama- cıyla kullanır Tanrı. Can sıkıntısını, serüvenin ve içinden geleni yapmanın önemini vurgulamak amacıyla kullanır. Tanrı sessizliği, sözcükleri sorumluluk duyarak kul- lanmayı bize öğretmek için kullanırYorgunluğu, uyan- manın değerini bilelim, diye kullanır. Sağlıklı olmanın nasıl bir lütuf olduğunu anlayalım, diye hastalığı kullanır. Tanrı bize suyun anlamını öğretmek amacıyla ateşi kullanır. Havanın değerini bilelim, diye toprağı kullanır. Hayatın önemini bize göstermek için de ölümü kullanır.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Işığın savaşçısı, Dünyanın Ruhu'nun Chico Xavier'e aktardığı bir metne çok dikkat eder: Bir ilişkide ciddi sorunların üstesinden gelebildiysen, güç günleri anımsayarak zaman harcama, hayat sınavlarından birini daha geçtiğini düşünüp neşelen. Uzun süren bir tıbbi tedaviden geçmişsen katlandığın acılar üzerinde kafa yorma, bunun yerine senin iyileşmene yardımcı olan Tanrı'nın lütfunu düşün Hayatının sonuna kadar, yaşadığın güçlüklerden doğan iyi şeyleri aklında tut. Bunlar senin ustalığının kanıtı olacak ve başka engellerle karşılaştığında sana güven aşılayacaktır.
İki çeşit dua vardır. Birincisinde, kişi bazı şeylerin olmasını ister ve Tanrı'ya ne yapması gerektiğini söylemeye kalkışır. Bu yolYaradan'a hareket edecek zaman ve mekân bırakmaz. Her birimiz için neyin iyi olduğunu çok iyi bilen Tanrı, nasıl uygun görüyorsa öyle davranmayı sürdürür. Dua eden kişi de dualarının yanıtsız kaldığına inanır.→→ İkincisinde, kişi, Ulu Tanrı'nın amaçlarını anlamaya- bilir, ama hayatının Yaradan'ın planlarına uygun olarak gelişmesine izin verir. Acı çekmemeyi diler, Hayırlı Savaş'tan haz almayı diler, ama şunu eklemeyi asla unutmaz: "Senin dediğin olur." Işığın savaşçısı böyle dua etmeyi seçer.
Savaşçı, bütün dillerdeki en önemli sözcüklerin kısa sözcükler olduğunu bilir. Evet. Sevgi. Tanrı. Bunlar söylenmesi kolay sözcüklerdir ve geniş boşlukları doldururlar. Ancak bir sözcük vardır ki -bir başka kısa sözcük- pek çok insan onu söylemekte zorlanır: Hayır. Hiçbir zaman "hayır" sözcüğünü ağzına almayan biri, kendisinin eliaçık olduğuna inanır, anlayışlı, kibar olduğuna; çünkü "hayır" sözcüğünün kötü, bencil, mane- viyattan uzak bir sözcük olduğu sanılır. Savaşçı bu tuzağa düşmez. Öyle zamanlar olur ki başkalarına "evet" derken aslında kendisine "hayır" demek durumundadır. İşte bu yüzden eğer yüreği "hayır" diyorsa dudakları asla "evet" demez.
Bir: Tanrı demek, fedakârlık demektir. Bu dünyada acı çek, öteki dünyada mutlu olursun. İki: Eğlenen insanlar çocuk gibidir. Sen her zaman huysuz ol. Üç: Bizden fazla deneyimi olan insanlar, bizim için neyin iyi olduğunu bilirler. Dört: Görevimiz, başkalarını mutlu etmektir. Bü- yük özverilerde bulunmak zorunda kalsak da onları hoşnut kılmalıyız. Beş: Mutluluk kadehinden içmemeliyiz; ondan hoşlanabiliriz ama onu her zaman elde edemeyebiliriz. Altı: Bütün cezaları kabul etmeliyiz. Suçluyuz. Yedi: Korku bir uyarıdır. Riske atılmamalıyız. Bunlar, hiçbir ışığın savaşçısının uyamayacağı emirlerdir