Ayşe yıldız

Hazır bilginin içine doğanla, onu arayıp kendi bulan bir olur mu hiç? belki de bilmemen gerektiğindendir. Parçalar hakkında hüküm vermek için aceleci olma. Bütün ortaya çıkmaya başladığında herşeyi apaçık göreceksin.Hakikati arayanın Allah her daim yardımcısıdır, asla unutma.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hiçbirimizin Yaradan’ın sevdiklerimiz için yazdığı bir belayı defecek gücü yoktur. Öte yandan buna gücümüz varmışçasına vesvese okyanuslarına atarız kendimizi, O vakit Yaradan da, 'Ya kulum sen bana güvenmiyor musun? Onu koruyup kollayacağıma inanmıyor musun? O vakit çekiliyorum aradan, haydi sen koru,' deyip elini eteğini çekince işte o üzerine çok titrediklerimizin üzerinden, sakınılan göze çöp batar hadisesi vuku bulur. Evlat bizim değil, eş bizim değil hele mal mülk hiç değil. 'Mal sahibi mülk sahibi, Hani bunun ilk sahibi,' demiş ya Yunus Emre, işte kainattaki her şeyin ilk sahibi Allah'tır. Kimi gözünde devleştirirsen muhakkak ki onunla imtihan edilirsin yavrum.
Hz. Nuh'a Allah'tan bir gemi yapması ile ilgili bir emir geldiğinde Hz. Nuh, oğluna bir türlü durumu kabullendiremiyormuş. Oğlan, 'Tufan gelecekse yüksek dağlara kaçmalıyız baba, gemi yapmak da neyin nesi?' diye babasının bu uğraşını saçma buluyormuş. Hz. Nuh da tam üç kez Allah'a, 'Benim oğlum nasıl beni dinlemez Yarabbi?' diye yakınmış. Yaradan'ın cevabı müthiş tabii, 'Ne zaman oğlan senin oldu Ya Nuh? Ben onu sana beni anlatasın diye sadece bir ömürlüğüne emanet verdim.' Yani kızım, herhangi bir sevdiğin için benim dediğin an zarardasın. Evladının, eşinin başına gelebilecek herhangi bir bela konusunda elinden geleni yapmana rağmen hâlâ vesveseye düşüyorsan hele, katbekat zarardasın.
Sonunda korktuğunu yaşayacak dahi olsan Allah'ın sana takdir ettiği, senin katlanma gücünün üstünde olmayacaktır güzel evladım. Yaradan kendi kelamı ile müjdelediği gibi hiç kimseye kaldıramayacağı yükü vermez. Hem zorluğu verirken kolaylığı da yanına iliştirir. Bugüne kadar olmasından korktuğun şeyler gerçekleştiğinde, düşündüğün kadar zor olmadığını fark etmişsindir. Hadi sen bunun üzerine biraz düşün. Ben de sana sıcak ıhlamur getireyim
Oysa neyi ne kadar abartacağımızın ölçütü kimsenin tekelinde değildir. Benim üzerinde düşünmeye dahi gerek görmediğim bir konu seni üç gece uykundan edebilir. Buna rağmen bu bana, senin duygunu hafife alma hakkı vermez. Kişi ne hissediyorsa buna hakkı vardır. Yanlış his yoktur. Danışanlarımdan birçoğunun maruz kaldığı bu durumun farkında dahi değiller. İnsanların onlar üzerine yapıştırdıkları etiketi almış olduğu gibi kabul etmişler.