Ayşe yıldız

'Çabalayacaksın güzel kızım, önce eline alıp o taşı atacaksın, ellerini ıslatacaksın, ayakların çamur olacak. 'Bunlar şahit olsun çabama Ya Rab' demeye yüzün olacak. Sonra taş istediğin yere gitmedi mi? 'En azından denedim,' dersin. Ne gam!”
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hiç yorum yapmamak, sorun yaşayan iki insana çözüm fırsatı vermek en doğru yaklaşımmış meğer
"Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.” Mevlânâ
İdrak ancak gerçek manada yola çıkınca kendini gösteriyor. Öte yandan sanıyorum sanıyorum kendine yolculuk, yolculukların en zoru, Fizan'dan da uzun sürüyor bazen. Hâlbuki sensin işte, dokunsan tutacak, fısıldasan duyacak kadar yakınsın zannediyorsun. Öte yandan bazen öyle bir an oluyor ki en yabancıdan daha el oluyorsun. Neyse ki yola çıkana önce Yaradan, sonra uçan kuş. yerdeki börtü böcek ve hatta rüzgâr bile omuz veriyor da insan bazen patikalara sapsanda doğru yolu yeniden bulabiliyor.
En zor ânında hatırla; tazeyken yüreğine kor gibi düşen odlar, nihayetinde birer birer kül olmadı mı?