Kaderin, açgözlülük ve korku etrafına inşa etmekten hoşlandığı ruhani labirentlerden birinde, zorbaların perişan ettiği insanlar yine zorbalar tarafından kurtarılıyordu.
Yaptığımız şeyler için duyduğumuz suçluluk ve utanç dinince bizi kurtaracak olan geriye kalan iyiliklerimizdir. Yine de günahlardan arınma günü geldiğinde sakladığımız sırlar, gizlediğimiz sebepler gölgelerden çıkacak. Yaptığımız iyiliklerin ardındaki bu karanlık sırlar bize tutunacak. Kurtuluş adına yaptığımız tırmanışta yaptığımız İyilikler gizli bir utançtan kaynaklanıyorsa önümüzdeki yokuş çok dik olacak.
Karmaşıklık yoluna asla ulaşamazdık. İşte bu yüzden adam öldürmek ve hırsızlık yapmak yanlış. Bir kitap ya da ruhani bir rehber bize bunun yanlış olduğunu söyledi diye değil. Eğer bu eylemleri yaparsak mutlak karmaşıklık olan Tanrı'ya, evrenin geri kalanı ile birlikte ulaşamayız diye. Bu eylemlerin zıttı ise doğrudur. Sevgi neden iyidir? Herkes birbirini sevse ne olurdu? Bu bize yardımcı olur muydu, yoksa bize engel mi olurdu?"
Bana hazırladığı tuzağa gülerek "Yardımcı olurdu," dedim.
"Evet, aslında böyle evrensel bir sevgi Tanrı'ya yapılan yolculuğu hayli hızlandırırdı. Sevgi iyidir. Dostluk iyidir. Sadakat iyidir. Özgürlük iyidir. Dürüstlük iyidir. Bunların iyi olduğunu hep biliyorduk... Bunları kalpten biliyorduk ve bütün büyük bilginler bize hep bunu söyledi... Ama şimdi iyilik ve kötülüğü tarif ettiğimiz için bunların niye iyi olduğunu anlıyoruz. Tıpkı hırsızlığın, yalanın, adam öldürmenin neden kötü olduğunu anladığımız gibi
Bir eylemi, niyeti ya da neticeyi bilebilmek için öncelikle kendimize iki soru sormalıyız. Birincisi, herkes bizimle aynı şeyi yapsa ne olur? İkincisi, bu karmaşıklığa doğru olan yolculuğa yardımcı mı olacak, yoksa onu engelleyecek mi?