... Aklımda binlerce hatıra; çoğu mezara gömülmüş. İnsan gecenin bir vakti, hiç bilmediği bir şehirde ve yalnız başına öylece durup da gökyüzünü seyredince neden aklına canını en çok yakan hatıralar geliyor ki?
Nedenini ben de bilmiyorum ama şundan eminim ki insan bir gece vakti yalnız başına kaldığında gerçekten kendisiyle baş başa kalabiliyor. Yani sanırım gecenin karanlığı insanı kendine getiriyor. Ben de onun için gündüzden çok geceyi seviyorum.
(...) Neden ve nasıl böyle oluyor bilmiyorum ama tam unutmak üzere olduğun şeyleri aniden hatırlamak zor geliyor insana. Ne zaman başını yastığa koysa unuttuğunu sandığı her şey dört bir yandan sarıyor insanı. Hiç aklında yokken bir şarkı duyuyorsun mesela ya da bir şiir belki de bir kelime, bir koku geliyor doluyor genzine, bir ses işitiyorsun onun sesine benziyor ve sonra “unuttum” dediğin her şey eskisinden çok daha şiddetle gelip de yerleşiyor zihnine. Uyku falan yok, devamlı ve sadece düşünüp duruyorsun. Zihnim karma karışık yani...