1324 ( Hicrî) yılının 10 Temmuz günü Osmanlı İmparatorluğu hudutlarının bir kapısından bir kocakarı, yumruğunda biri hamam bohçasıyla çıktı; öteki kapısından bir genç adam kolunda maroken çantayla girdi. Bohça istibdattı; ondan yukarı saymayan Vezir, imzasını yazamayıp boynunda mühür torbası sallanan Müşir, kabzımalla ortak mabeynci, sarrafla sakal sakala maaş kıran Nazır, Moskof tercümanından azar işiten Padişah, hürriyetsiz iki gazete, turp gibi nişan ve marul gibi sırma satan devlet; Kanun - i Esasî'li salname, Ayastefanos Muahedesi, Fizan vardı. Maroken çanta işte Meşrutiyet'ti. İçinde "Vatan" tiyatrosu, on iki düzine darağacı, tek gazeteli hürriyet, salnamsiz Kanun - i Esasî, yüz bin şehitli Sarıkamış, yüz nutuklu Mısır Seferi, Sevr Muahedesi, Sinop vardı.