Tecrübe için birçok tanım yapılır. Onlardan biri de şudur: ''Yitirilen masumiyet.'' Masumiyetimizi koruyarak tecrübe sahibi olmak da önemli bir başarıdır.
İnancım şudur: Başarı merdivenlerini hızla çıkmak isteyen hırslı bir insan, hiçbir yere ve ulvi olana ait değildir.... O, insanları ve değerleri kullanarak ilerler. Sonuçta, dünyada kazançlı çıkabilir, fakat dünyadan kazançlı çıkamaz.
Özellikle bu tür kimseler, La Fontaine''in sadece karga ile tilki meselini değil, şu sözünü de iyi bilirler: ''Namuslu bir insanı aldatmak kadar kolay bir şey yoktur.''
Emek vermeden ve gönül almadan gelinen yerler, büyük düşüşlere, derin hüsranlara neden olur. Malum, kolay bulan, çabuk kaybeder.
Atasözlerimiz belli: Emek olmadan yemek, iş olmadan aş olmaz. Oluyorsa eğer, şu soruyu sormak hakkımızdır: Sizdeki fazla, kimden, kimlerden eksilendir? Zaten o meşhur uçurum da bu yüzden açılmıyor mu?