Sanki sihirli bir el her şeyi yoluna koyacakmış gibi nazlı nazlı yaşıyordu. Oysa hayat naz maz tanımıyordu .Kendimden biliyordum hayat hiç beklemediğin anda öyle bir kafa atardı ki, ağzın burnun dağılırdı. O zaman anlardın işte büyümek neymiş .Nasıl acı ve erken bir şeymiş.
Belki de sadece eşsiz anlar yaşamak istiyorlardı.Bir sahne yaratıyorlar, yarattıkları sahneye inanıyorlardı. Kendilerine iyi ihtimaller kurgulayıp onlarla oyalanmayı seviyorlardı.
Hepimizin birbirimizden daha riyakâr ve çakal olduğumuz, hepimizin koynumuzda birer çıkar ajandası gezdirdiğimiz ,hepimizin diğerlerimizden gizli planlarla , kritik bilgilerle yaşadığımız kesindi. Mağduriyetin, masumiyetin,doğruculuğun, açık yürekliliğin,dürüstlüğün ve buna benzer pek çok şeyin paslandığı, pastan işlemez hale geldiği alandaydık. Burada değerler erimişti.