" Yalnızca bir günlük bir yaşam için dünyaya geldiğimi biliyorum. Öleceğimi de biliyorum. Fakat yıldız kümelerinin sık sıralar halinde dairesel devinimlerini gönlümce izlediğim zamanlar, ayaklarımın artık yeryüzüne değmediğini hissediyorum..."
Dil balığının konuşma șeklinde, hayır, bu dünyadaki herkesin konuşma şeklinde, böyle can sıkıcı, bir yerleri bulanık, sorumsuzca da diyebileceğim bir karmaşıklık vardı ve tamamının gereksiz olduğunu düşündüğüm sağlam bir ihtiyat, sayısız diyebileceğim çekinceler karşısında her zaman bocalar, boșvermişliğe kapılır, şaklabanlığa kaçar ya da her şeyi sessizce başımı sallayarak geçiștirme yoluna gider, yenilmiş bir tavır alırdım.