Bütün kan dolaşımımın kesildiği ve sadece sen geliyor musun diye kulak kesildiğim o sessizlik, bugün bile hâlâ kulaklarımdan silinmiş değil. Fakat sen gelmedin. Kimse gelmedi.
Usumuzu kullandığımız sürece bizi kandıramaz. Çünkü o zaman biz özgürüz. Şunu ya da bunu "duymamızı" sağlayabilir; hiçbir şey şaşırtmaz beni. Gökyüzünü uçan fillerle doldurabilir. Güler geçerim tüm bunlara. Ama yedi artı beş on ikidir. Bu değişmez. Bu tüm çizgi roman tekniklerini yenmeyi başaran bir bilgidir. Masalın tersidir felsefe.
Terbiye edildikçe sertleşiyor ve yiyip içmeyi, uyumayı, görmeyi ve duymayı sorgulamaksızın kolayca ve miskince kabul etmekle suçlanır hale geliyoruz. Her yeni gün yılların doldurduğu kuyuya yeni bir damla eklerken daha pervasız, duyarsız ve seve seve pasif biri olup çıkıyoruz.