Ebrar Kaya

Ebrar Kaya
@ebrars_books
Instagram: Ebrar’s Books
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 03:16
Herkese merhabaa! :)) Sonunda bende Harry Potter ile tanıştım. Harry Potter ve Felsefe Taşı Çocukluğumdan beri filmlerini defalarca izledim ama kitaplarını hiç okumamıştım. Bu konuda zorbalanınca :) ben de en azından ilk kitabı bi’ okuyayım dedim. Okumaya başladığım an ilgimi çeken ve hoşuma giden ilk şey kitabın anlatım dili oldu. Filmlerine göre daha -nasıl desem- ‘yerli’ ve samimi hissettirdi. Özellikle diyaloglarda daha bariz hissedilen bir detaydı bu. İlgimi çeken bir diğer şey ise karakter betimlemelerinin filmdeki oyuncularla neredeyse birebir aynı olmasıydı. Buna gerçekten çok şaşırdım. Aranızda bu benzerliğin nasıl sağlandığını bilenler vardır kesin ama benim bir fikrim yok. :)) Aslında bakarsanız her detay filmlerdekine çok yakındı. Ya da öncesinde filmleri izlediğim için zihnimde o şekilde canlandılar, bilmiyorum ama filmleri yıllar önce izlemiş ve neredeyse unutmuş olmama rağmen kitabı okurken küçük küçük sahneler canlandı gözümde. İlk filmi tekrar izleyip karşılaştırma yapmak istiyorum. Şimdiii gelelim asıl konuya. Kitabı sevdim mi, sevmedim mi? Evet kesinlikle sevdim. Her detayı kusursuzca işlenmiş bir fantastik evrenin içine düştüm adeta. Ama… -evet bu noktada küçük bir “ama” var- kitabı bitirdikten sonra devamını okumak isteyecek kadar da sevemedim ne yazık ki. Hatta o kadar ağır aktı ki bittiğinde bir oh çektim. Bunun ilk sebebi, her serinin ilk kitabında olduğu gibi çoğunlukla karakterleri ve evreni tanıtmaya odaklanılmasıydı. Bir diğer sebep ise zamanlamaydı diye düşünüyorum. Bu seriyle ortaokul çağlarımda tanışmış olsaydım eğer okuduğum en iyi seriler arasında yerini alırdı kesinlikle. Fakat yetişkin bir okuru tatmin etmesi zor. Zaten seriyi seven yetişkinler de genellikle çocukken okumuş olanlar. O dönemlerde okuduğumuz kitapların her zaman özel bir yeri vardır.
1000Kitap
Harry Potter ve Felsefe TaşıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202064,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 22:38
Herkese merhabaa! :) #UmutSerisi’nin tam beş yıldır beklediğim beşinci kitabı Güz Gözleri ile geldim bugün… Serinin ikinci kitabı Asi ve Mavi Günnur’unun öyle bir kız kardeşi vardı ki… Zavallı Günnur’un tüm hayatını altüst etmiş, bunu yaparken kendi hayatını daha da beter hâle getirmişti. Aradan yıllar geçiyor ve bu kitapta o kız kardeşin, yani Selnur’un bambaşka bir yüzüyle karşılaşıyoruz. Geçmişte yaptığı her şeyden hâlâ büyük bir pişmanlık duyarak kendini suçlamaya devam eden, hayatın sillesini yemiş ve çektiği acılarla olgunlaşmış; Rabb’ine yönelip tüm hatalarına bedel olacağını düşünerek yalnızlığı seçmiş bir kadındır o artık. Tek gayesi ise eğitim verdiği öğrencilerinin kendisi gibi büyük hatalara düşmelerine engel olmaktır. Onları korumak için başı sürekli belaya girse de, sık sık nezarethaneye düşse de bu gayesinden vazgeçmez. Mehmet komiser ise sürekli nezarethaneye düşen, kafasının dikine giden ve kimseye eyvallahı olmayan bu genç kadın için endişe duymadan edemiyordur. Bir yanı onunla evlenip onu tüm pisliklerden korumayı deli gibi isterken diğer yanı yıllar önce ölen karısına karşı büyük bir suçluluk hissediyordur. Fakat, Selnur’un geçmişinden çıkagelen kirli yüzler işin içine girince daha fazla dayanmaz ve onu evliliğe ikna eder. Suçluluk hissini bastırmak için ise kendine ve genç kadına bunun yalnızca bir mantık evliliği olduğunu söyler. Selnur’a olan hislerini kabullenmeye hazır olduğundaysa hiç beklemediği bir şey olur ve öldü sandığı eski karısı geri döner. Selnur’un kendini sürekli suçlu hissetmesi, toplum baskısı, o çirkin yaftalamalar ve en çok da Mehmet’in deli eden dengesiz ve hadsiz tavırlarıyla, kitabın yaklaşık ilk yüz sayfası fazlasıyla sinir bozucuydu. Yazarı bilmesem, güvenmesem o dakikada okumayı bırakırdım. Ama iyi ki yazara güvenmeyi
1000Kitap
Güz GözleriŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 202583 okunma
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2026 04:08
Herkese merhabaa! :) Bugün size okurken çok eğlendiğim Romantik Komedici-ler kitabından söz etmek istiyorum. Kitabın adı sizi yanıltmasın; bu yalnızca bir romantik komedi kitabı değildi. Zaaflarımız, arzularımız ve hayallerimize; aydınlık ve karanlık yanlarımıza ışık tutan; elimizdekilerin ve sahip olduklarımızın kıymetini hatırlatan; aşırı samimi karakterleri ve aile bağlarıyla içimizi sıcacık eden, çok yönlü bir kitaptı. E tabii aynı zamanda da çok komik ve çok romantikti tabii ki. :) Konusuna gelecek olursak… Hârika kurgular yazan ve ileride bir senarist olmayı arzulayan Emma, günlerini yazarak ve sürekli bakıma ihtiyaç duyan babasına bakarak geçiriyordur. Yıllardır bu şekilde devam eden yaşamı, aldığı bir iş teklifiyle kökünden değişir. Takıntılı derecede hayranlık duyduğu, Hollywood’un en ünlü senaristlerinden Charlie Yates’in aşka inanmadığı için berbat bir şekilde yazdığı romantik komedi senaryosunu düzenlemesine yardımcı olacaktır. Babasını kız kardeşine emanet edip, altı haftalığına Charlie’nin malikanesine taşınan Emma, hem senaryoyu en iyi şekilde düzenlemeye hem de Charlie’ye aşkın ve romantik komedilerin önemini ispatlamaya kararlıdır. Yazdıkları romantik sahneleri onunla beraber canlandırması gerekse bile! Peki ya öpüşme sahnesini de canlandırmaları gerekirse ve bu öpücük biraz fazla “gerçekçi” olursa? ;) Yazarın kalemini Özel Koruma kitabıyla tanımış ve bayılmıştım. O yüzden bu kitabı seveceğimi zaten biliyordum aslında. Tabii ki, tam da düşündüğüm gibi oldu ve tek kelimeyle bayıldım! Özel Koruma’nın Jack ve Hannah’sına da minicik değinilmişti bu aradaa. Her detayıyla çok güzeldi çok! Sadece hikâyenin daha fazla Emma ve Charlie odaklı olmasını isterdim ama bu hâliyle de harikaydı! Hâlâ okumadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz. • Tek kitap • Romantik Komedi • Zıt
1000Kitap
Romantik Komedici-lerKatherine Center · Artemis Yayınları · 2025105 okunma
6/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 01:57
Herkese merhabaa! :) Ara ara okumalarımın arasına Lacivert Klasiklerden sıkıştıracağımı söylemiştim daha önce. Bu ay seçtiğim klasik ise Jack London ’ın kaleminden Kahekili'nin Kemikleri oldu. Kitabın içinde iki farklı öykü var. İlki, Ah Kim’in Gözyaşları… Hawaii’de çalışmaya başladıktan sonra refah seviyesi artan Çinli bir işadamı üzerinden anlatılan hikâye; o dönemin Çin ve Hawaii kültürüne, sömürge baskısına ve yavaş yavaş kabul görmeye başlanan feminizm kavramı ve mücadelesine değiniyor. Diğeri ise kitaba da adını veren Kahekili’nin Kemikleri adlı öyküydü. Bu öykü ise Hawaii’nin başka bir yönünü, daha manevî bir taraftanı görmemizi sağlıyor. Bir Hawaii şefi ve yerlisi arasında geçen, Kahekili’nin kemiklerinin çalınmasıyla ilgili yaptıkları sohbet üzerinden, sömürgeciliğin yerli kültürlere verdiği zarara ve “medeniyet” kisvesi altında yapılan kültürel gaspa dikkat çekiyor. Aynı zamanda güç ve kimliğin her dönemde fazlasıyla önem arz ettiğini görmemizi sağlıyor. Kahekili’nin Kemikleri; derin, çarpıcı ve büyüleyici bir atmosfere sahipti ama biraz ağır ilerliyordu. Anlayabilmek de biraz zordu doğrusu. Yani, öyle kısacık bir kitap olmasına aldanmayın -benim gibi- zorlayıcı bir dili vardı. Ama Jack London’ın o hemen hemen her kitabında hissettiğim özgürlük ve başka uygarlıklara keşfe çıkıyormuş hissi veren tarzını seviyorum. Bu kitabını da severek okudum. Bir şansı hak ediyor bence. ;)
Edebiyat
Kahekili'nin KemikleriJack London · Can Yayınları · 2021536 okunma
9/10
·424 syf.··
Beğendi
·
2025 19. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2025 17:53
Yılın ilk yorumuyla birlikte herkese merhabaa! Aralık’ta okuduğum Kızıl Kardelen Serisi’nin devam kitabı Güneşin Aşık Olduğu Kız ile geldim bugün. İlk kitapta Kardelen ve Kara Bey’i açığa çıkmak üzere olan gerçeklerin ortasında bırakmıştık. Bu kitapta ise geçmişin perdesi aralanıyor, acı dolu gerçekler bir bir açığa çıkıyor ve çiftimizi hem kendileriyle, hem de birbirleriyle verecekleri büyük bir mücadelenin içine atıyor. Bu kitaptaki en çarpıcı detay karakterlerin gelişimiydi bence. O ilk kitaptaki beni sinir krizlerine sokan Kara Bey’in zamanla bambaşka bir adama dönüşmesini, pişmanlığını ve Kardelen’i geri kazanma çabasını okumak o kadar zevkliydi ki… Kardelen ise ilk kitaptaki o çekingen ve özgüvensiz genç kız değildi artık. Ailesi, kocası, aşkı, kendi özgürlüğü ve vatanı için kanının son damlasına kadar savaşan, güçlü bir Osmanlı kadınıydı. Kocasının gölgesinde kalan bir bey karısı olmak yerine o hırçın ve özgür ruhunu daima koruması ve asla kendinden taviz vermemesi hem çok güzel hem de çok özeldi bence. Bu kitapta yan karakterlere de çok daha fazla yer verilmişti. Onların hikayelerini o kadar merak ediyordum ki buna çok sevindim. Alp, Sinan, Kağan, Murat ve onların acı/tatlı aşkları… İçlerinden favorim ise kesinlikle Sinan’ın ilişkisiydi. Ha bir de Mahinur ve Kuzey vardı. Hikâyelerinin daha detaylı anlatılmamasına üzüldüğüm ama az daha detaya girilse kahrolacağımı bildiğim o çift… Finale gelirsek… Bir çok detayın arasında öyle bir şey öğrendim ki şu an bile hâlâ onun şokunu ve hüznünü yaşıyorum. Beni bu noktada yatıştıran tek şey serinin bağımsız olarak devam edeceğini öğrenmiş olmam. Uzun lafın kısası; birbirinden farklı karakterleri ve tarihten ilham alan, macera, romantizm ve tutku dolu kurgusuyla elinizden bırakamayacağınız bir seri arıyorsanız kesinlikle
1000Kitap
Güneşin Aşık Olduğu KızŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 2022463 okunma