Aklını dolduran tek şey;nasibinin seni bir gün mutlaka bulduğuydu. Her şey insana yazılıyor diye düşündü ; ama bazen ulaşılmıyor. Bilmediğimiz nedenlerle dolaşıp duruyor hayatın içinde. Bazen yanından geçiyor insan yazgısın, bazen elinden tutuyor ama bunun kaderi olduğunu anlamıyor. Tam yakalayacak gibi oluyor ama uçup gidiyor. Sonra bir gün bir, hiç hesapta yokken, hiç beklemezken, başka âlemlerdeki seyrini tamamlıyor senin olan şey, çıkıp geliyor ve seni buluyor.

Demiştim size, anneniz ölünce her şeyi annenize benzetiyorsunuz, bütün ölüler anneniz oluyor, herkes onun yanına gidiyor. Tanıdığın, tanımadığın bütün ölüler senin ölün oluyor. 
Acıyı çekerken çekiyorsun, anlatırken gözyaşların senden önce konuşuyor. Yıllar içinde alışıyorsun, her geçen gün daha çok alışıyorsun. Bir zaman sonra başkasının hikayesi gibi anlatmaya başlıyorsun,sanki sen çekmemişsin gibi
Düzenli ve kendi halinde bir yaşam süren Jonathan Noel bir bankada yıllardır bekçi olarak çalışır. Görevi banka müdürünü karşılamak ve arabasının kapısını açmaktır. Bir motelde kendine ait küçük bir odası ve her gün rutin olan hayatı vardır.
Fakat bir gün işe gitmek için hazırlanırken bir güvercin ile karşılaşır ve o tekdüze sakin hayatı bir anda tersine döner.
Kitap öylesine güzel yazılmış ki…
Okurken hayal etmemek mümkün değil. Her şey en ince detayına kadar yazılmış. Sanki okurken siz de ordasınız. İncecik bir kitap olmasına rağmen beni mutlu eden bir kitap oldu.
GüvercinPatrick Süskind · CAN YAYINLARI · 20212,705 okunma