“Modern zamanlarda uğradığımız evrensel hüsran ve inkisar, maruz kaldığımız binbir zillet, ezeli ve ebedi hakikatle aramıza mesafe koymamızdan kaynaklanıyor. Bizler, onu kendisi olarak anlayıp özümseyerek gereğini yapmaya yanaşmayıp, hayatın tekeline ilahi iradeyi değil modern değerleri koyma ısrarımızı sürdürdükçe oradan oraya savrulmaya devam edeceğiz. “
“Din’de reform talebi, Din’in yapısından ve özünden değil, İslam’a yabancı değer yargılarına Din gibi bağlananların, bu değer yargılarıyla bağdaşmayan İslami hüküm ve ilkelerin değişmesi gerektiği düşüncesinden/ vehminden kaynaklanmaktadır. Din, her bozuk anlayış paralelinde ‘değişmek ve dönüşmek ‘ için değil, bozulan yapı ve anlayışları ‘değiştirmek ve dönüştürmek’ için gönderilmiştir. Dolayısıyla ‘Din’de reform’ söyleminin de reforme edilerek ait olduğu yere gönderilmesi gerekir!”
“Tarih içinde bir kısım bid’at ehli dışında Deccal’ın zuhurunun hak olduğuna ve buna inanmak gerektiğine itiraz eden kimse olmamıştır. Dolayısıyla günümüzde de bu mesele hakkkında -hangi gerekçeyle olursa olsun- bid’at ehlidir ve öyle anılmalıdır. “