Hikaye bir gemideki yolculukta geçiyor. Hücrede işkence çeken birinin, askerin paltosunun cebinden çaldığı satranç kitabı ve bu kitapla birlikte hücresinde yaşadıklarını, önce kitapta anlatılan satranç oyunlarını canlandırmasını, daha sonra da kendi kendine satranç oynayıp satranç zehirlenmesi yaşamasını kitabın anlatıcısına anlatmasını ve bu esaretten kurtulup gemiye binmesini, gemideki ünlü dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic ile oynadığı satrançta dünya şampiyonu Czentovic'i yenilgiye uğratmasını anlatıyor.
.
.
.
.
.
.
Aslında kitapta çok daha derin olaylardan, çok daha derin duygulardan da bahsediyor.