Ebru Çelik

Ebru Çelik
@ebru__celik
" Dünya hızlanırken biz nasıl yavaşlayabilirdik? "
Sayfa 44·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
" Guy çok sayıda bilimsel çalışmadan faydalanarak yoga, tai chi ya da meditasyon gibi mahsus yavaş gerçekleştirilen pratiklerle meşgul olan insanların odaklanma becerisine ne olduğunu analiz etmiş ve bu pratiklerin dikkat becerisini önemli ölçüde artırdığını göstermiş. Kendisine bunun nedenini sorduğumda. 'Dünyayı bilişsel bant genişliğimize sığabileceği kadar küçültmemiz gerekiyor, ' dedi. Çok hızlı gittiğinizde becerilerinize aşırı yük bindirip aşınmalarına yol açıyorsunuz. Oysa insan doğasına uygun hızda hareket etme alıştırmaları yaptığınızda -ve bunu günlük hayatınızın bir parçası haline getirdiğinizde- dikkat ve odaklanma becerinizi eğitmeye başlıyorsunuz. 'O disiplinlerin insanı daha akıllı kılması bundan kaynaklanıyor. Mırıldanmak ya da turuncu cüppeler giymek değil mesele.' Yavaşlık dikkat becerisini besliyor, hız ise örseliyor. "
Sayfa 43·Kitabı okudu
" İnsanların çok çok hızlı okumasını sağlayabilir miyiz sorusunu cevaplamak için yıllarca uğraş veren biliminsanları olmuş. Bunun mümkün olduğu, ama her zaman bir bedeli olduğu ortaya çıkmış. Sıradan insanları çok daha hızlı okuma yapabilir hale getirmiş bu ekipler: biraz eğitim ve pratikle oluyormuş bu iş. Gözlerini kelimelerin üstünde hızla gezdirip gördüklerinin bir kısmını akılda tutabiliyorlarmış. Ama sonrasında okudukları şey hakkında test edildiklerinde, ne kadar hızlı okudularsa o kadar az şey anladıkları ortaya çıkmış. Hızın artması anlayışın azalması anlamına geliyormuş. Sonrasında profesyonel hızlı okuyucuları inceleyen biliminsanları, bizden bariz daha iyi durumda olsalar da aynı şeyin bu insanlar için de geçerli olduğunu öğrenmiş. İnsanların enformasyon özümseme hızının bir üst sınırı olduğu, bu bariyeri aşmaya çalıştığınızda beyninizin anlama kabiliyetini aştığınız ortaya çıkmış. "
Sayfa 41·Kitabı okudu
" Tüm bu öğrendiklerinden sonra hayatını kökünden değiştirmiş Sune. Haftada bir kez, pazar günleri baktığı Twitter hesabı hariç sosyal medyayı tamamen bırakmış. Haberleri sosyal medyadan almayı bırakıp bir gazeteye abone olmuş. Çok daha fazla kitap okumaya başlamış. 'Kendine hâkim olmak bir seferde olacak bir şey değil, malum', dedi bana. 'Önce bunun devamlı bir mücadele olduğunun farkına varmak gerekiyor bence.' Ama bunun hayata yaklaşımında felsefi bir değişim yarattığını söyledi. 'Genelde kolay yoldan gitmek istiyoruz, ama bizi bir parça zor olanı yapmak mutlu ediyor aslında. Cep telefonu örneğinde, sürekli yanımızda olan ve bize önemli olanı değil kolay yolu sunan bir şey koyuyoruz cebimize.' Bana bakıp gülümsedi. 'Ben kendime daha zor olanı seçme fırsatı vermek istedim.'
Sayfa 41·Kitabı okudu
" Sune benimle görüşmeden kısa bir süre önce, Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg'in hepsi sanal gerçeklik başlıkları takan bir oda dolusu insanın önünde çektirdiği bir fotoğraf görmüş. Fotoğrafta asıl gerçeklik içinde duran tek kişi Zuckerberg'miş, diğer insanlara bakıp gülümsüyor, göğsünü gere gere etrafarında geziniyormuş. Fotoğrafı görünce 'Vay anasını, işte geleceğin metaforu bu, 'demiş Sune. Rotamızı değiştirmediğimiz takdirde, bir tarafta dikkat becerisinin karşı karşıya olduğu tehlikelerin 'gayet farkında olan' ve sınırları dahilinde yaşamanın yollarını bulan 'bir üst sınıfın', diğer tarafta ise toplumun geri kalanının, yani 'manipülasyona karşı koyma imkânları daha az olup gitgide daha fazla bilgisayarlarının içinde yaşayacak ve gitgide daha fazla manipülasyona maruz kalacak olanların' bulunacağı bir dünyaya doğru gittiğimizden korkuyor. "
Sayfa 40·Kitabı okudu