Ebru B.

Ebru B.
@ebrubalki
Puan vermedi·339 syf.··
2025 94. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 17:04
Bu Ülke; okuru düşünmeye sevk eden, eleştirel bir üslupla kaleme alınmış bir eser. Kitap; olay örgüsüne dayalı bir anlatım sunmuyor, bunun yerine Cemil Meriç’in farklı konulara dair düşüncelerini yansıtan yazılardan oluşuyor. Doğu–Batı çatışması, kitaplar, kültür, düşünce dünyası,yerli ve yabancı yazarlar gibi pek çok konuya değiniyor. Cemil Meriç, eserde özellikle Türk aydınını eleştiriyor. Ona göre Türk aydını, Batı’ya duyduğu hayranlık nedeniyle kendi kültürel köklerinden uzaklaşmıştır. Batı’dan gelen her düşünceyi sorgulamadan kabul eden bu anlayışa karşı çıkan Meriç, toplumun ancak kendi geçmişini ve değerlerini tanıyarak sağlam bir düşünce yapısına kavuşabileceğini savunuyor. Kitabın dili son derece ağır. Bu yüzden bir çırpıda okuyup bitiremedim. Bölümler hakkında durup düşünmeyi gerektiriyor. Zaten Cemil Meriç’in isteği de tam olarak bu: “Yazarın gerçekten değeri varsa düşüncesini bir hamlede kavrayamazsınız.”
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·408 syf.··
2025 93. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 13:04
Uğultulu Tepeler’i ne tam anlamıyla beğendiğimi ne de beğenmediğimi söyleyebilirim. Romanın özellikle kurgusal yapısı oldukça etkileyiciydi. Hikâye yeni bir kiracının çiftliğe gelişiyle başlıyor ve onun Catherine’in odasında misafir edilmesinin ardından hizmetçi Mrs. Dean’in anlatımıyla geçmişte yaşananlara tanık oluyoruz. Bu noktadan itibaren olaylar, adeta Heathcliff’in sebep olduğu bir ölümler zinciri hâline geliyor; karakter, şeytanla yarışabilecek bir kötülüğe sahipmiş gibi resmediliyor. Roman, bu kötülüğün kaynağı olarak Heathcliff’in Catherine’e duyduğu büyük aşkı işaret etse de bu duygu ve ikisinin arasında yaşananlar oldukça yüzeysel aktarıldığından zihnimde anlamlandıramadığım boşluklar oluşturdu. Bu olaylara sebep olacak büyük bir aşk ya da sebep göremedim.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 201857,8bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2025 71. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 20:40
Romanı okurken derin bir acı duydum. Bize bugüne kadar hep cephedeki savaş anlatıldı. Savaş ve Açlar romanı ise savaş olgusuna farklı bir pencereden bakan ve insanı cephe gerisinde yaşanan görünmez mücadelelerle yüzleştiriyor. Açlığın en büyük savaşlardan biri olduğunu gösterirken savaşın yalnızca kurşunlarla değil, yoklukla da kazanılıp kaybedildiğini etkileyici bir şekilde ortaya koymuş. Temel Çavuş’un ailesi üzerinden anlatılan hikâye, savaşın en sessiz ama en derin yaralarını gözler önüne seriyor. Aile, hayata tutunmaya çalıştıkça sanki daha da bataklığa çekiliyor; yokluk,kıtlık ve umutsuzluk her sayfada biraz daha hissediliyor. Üstelik onları bu bataklığa çeken yalnızca açlık değil kötü kalpli insanlar… Okurken insanlığımdan utandım.Dil ve anlatım bakımından eser, yalın ama sarsıcı bir üsluba sahip. Yazar abartıya kaçmadan, gerçekçiliği ve yaşamın sertliğini ön plana çıkarıyor. Bu sayede karakterlerin çaresizliğine doğrudan tanıklık ediyormuş gibi hissettiriyor.
Savaş ve AçlarHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 20172,195 okunma
Puan vermedi·353 syf.··
2025 69. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2025 13:37
Elimden bırakmak istemediğim bir kitap oldu.Kendini “dinozor” olarak nitelendiren Mina Urgan’ın samimi ve mizahi anlatımı, sizi ilk sayfalardan itibaren sarıp sarmalıyor. Kitap, sadece yazarın yaşam öyküsünü aktarmakla kalmıyor; İstanbul’un kültürel ve edebi atmosferini, dönemin önemli yazar ve sanatçılarını da anlatıyor. Mina Urgan; şair Tahsin Nahit’in öz kızı, Falih Rıfkı Atay’ın ise üvey kızıdır. Urgan soyadını ona öneren kişi Necip Fazıl Kısakürek’tir. Böyle bir ortama doğmuş olan yazarın çok şey bildiği de aşikardır. Mina Urgan’ın annesi Şefika’nın masasına konuk olan pek çok ünlü yazar ve entelektüelin hikâyeleri, kitabı okurken sanki yazarla birlikte dedikodu yapıyormuşsunuz hissi veriyor. Mustafa Kemal’i de yakından tanıyor olması kitabı benim için daha da ilgi çekici hale getirdi.
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2025 12:06
Zülfü Livaneli’nin kaleminden çıkan her eseri severek okuyan biri olarak, yüksek beklentilerle okumaya başladığım “Bekle Beni” romanı beni ne yazık ki hayal kırıklığına uğrattı. Anlatımında Livaneli’nin önceki romanlarında hissettirdiği o derinlikten uzak bir hava vardı. Sanki yazar, pek çok şeyi aynı anda söylemek istemiş ama bu düşünceleri tam olarak dile getirmek yerine yalnızca sezdirme yoluna gitmiş gibiydi. Romanın kurgusu yer yer dağılıyor ve olaylar arasında kopukluklar vardı. Çok kolay bir şekilde okunan, sıkmayan bir romandı. Fakat bana hiçbir şey katmadı. Roman bittiğinde diğer romanlarının günlerce, aylarca hatta yıllarca etkisinden çıkamamışken bu romanı aynı etkiyi kesinlikle bırakmadı.
1000Kitap
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518bin okunma
Reklam