Lakin o Anadolu yakasını İstanbul'dan saymıyordu pek . Dillendirmiyordu bu düşüncesini hiç . Zira kimine göre İstanbul burasıydı. Lakin onun için İstanbul demek Ayasofya demekti ; onun için İstanbul Beyazıt , Divanyolu, Atmeydanı, Sultanahmet, Eminönü, Tahtakale, Fatih demekti .
ب
Kitaba başlarken bu kadar keyif alacağımı düşünmemiştim. Yazar yaşamının en genç çağlarında henüz Müslüman olmadan hatta Müslümanlık ne demek bilmeden tefekkür edip Rabbine daha ne kadar yakın olabileceğini arayıp durmuş . Hayatı hep aramakla sonrasında da bulduğuna şükretmekle geçmiş . Tefekkür etmenin ve yaşamın her anında her konuda Allah ile olmanın güzelliğini içine öyle nakşetmiş ki okurken tefekkür etmekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz.