...hepimiz susalım, sözlerin işe yaramadığı anlar vardır, keşke ben de ağlayabilseydim, her şeyi gözyaşlarımla söyleyebilseydim, anlaşılayım diye konuşmak zorunda kalmasaydım.
Sanki o adam gördüğü son resmi, bir trafik lambasındaki kırmızı, yuvarlak ışığı beyninin ta içinde saklamak istercesine, görülecek ne varsa hepsini ani bir hareketle, sıkılı iki yumruğunun arkasına gizlemişti. Arabadan çıkmasına yardım ederlerken, Kör oldum, kör oldum, diye umutsuzca tekrarlayıp duruyordu...
Çocukken ne kadar zarar gördüyseniz, o kadar daha çok çalışmanız gerekmesi üzücüdür. Size karşı yapılan haksızlıklar silsilesinde bu da başka bir haksızlıktır
Taciz; acı, korku, öfke ve yas gibi duyguların bir karışımıdır. Duygular yoğundur ve yüzeye yakın bir yerde, her an patlayacakmış hissi ile taşınırlar. Taciz yaşantısı olan danışmanlarımız ile görüşürken bu güçlü duyguların farkına varırız. Sakin görünseler de, bu duyguların odada bir yerde olduklarını hissederiz. Her an barajın üzerinden taşacak su gibidirler.
Bazı çocuklar hem duygusal hem materyal olarak iki alanda da ihmal edilirler nereye giderlerse gitsinler bir yoksunlukla karşılaşırlar. Bu çocuklar genellikle pes edip hiçbir şey beklememeyi öğrenirler ( başa çıkma tarzı olarak teslim olma)