Öykü insan doğasıyla ilgili bir şey söylüyor. Hayata anlam verme beynin bir öykü oluşturmasıyla başlar. Doğası gereği insanın hayatında olayları anlamlı bir öykü biçimine sokma ihtiyacı vardır. Öyküleştiremediği bir hayat insan sıkmaya başlar ve zamanla insan hayattan kopar. İşte okumak yaşamı anlam vermenin yollarından biri; tek yolu değil ama uygarlığın keşfettiği en güçlü yollardan biri.
Geçenlerde bir makalede denk geldim; "Bir sürü kitap okuyoruz ama okuduklarımızın hepsi aklımızda kalmıyor, o hâlde niye okuyoruz?" diye soruluyordu. Şöyle bir cevap verilmişti orada; "Çünkü bir kitap, bir roman, bir hikâye,bir şiir okuduktan sonra okuduklarımız aklımızda kalmasa bile asla aynı insan olmayız."
Ne zaman bu toplumun gençleri fütursuzca ekmeğe basmaya başlar, işte o zaman ben yas tutarım.Ülkemin çocukları saygısızca ekmeğe basmaya başlarsa ve kimse bunu umursamazsa İşte ben o zaman umudumu kaybeder, ağıtlar yakarım. İşte o zaman bu toplumun değerlerini kanser sarmış demektir. Çabamız bunun hiçbir zaman olmaması için.