Ben zannediyordum ki, ömürlerimizin teknesini istediğim sahile götürmek için yalnız onun dümenini ele almak kafidir… anlıyorum ki, değilmiş… Yollar, görünmez kayalarla doluymuş… Onlara çarpmamak lazımmış… Daha fenası gizlice reyyanlar varmış ki, insan, onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını fark edemezmiş… Ta kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar…