Ebru Uzun

Ebru Uzun
@ebruuzunn
57 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·176 syf.··
2022 51. kitabı
Umberto Eco bu romanında gazetelerin temel aktarım aracı sayıldığı bir dönemde haber yazımıyla ilgili çarpıcı gerçekler sunuyor. Kitaptaki karakterlerle birlikte haber yazımı sürecinin arka planındaki gerçeklik hakkında fikir sahibi oluyoruz. Olaylar bir grup gazetecenin asla çıkmayacak olan bir günlük gazetenin yazımı aşamasında deneme amaçlı “sıfır” sayılar çıkarma çabasıyla şekilleniyor. Karakterlerden Simei’nin Colonna’ya roman yazmayı teklif etmesiyle akış başlıyor ve olay örgüsü bu gazetenin yazımı etrafında işliyor. Eco ilerleyen sayfalarda Mussolini ile ilgili komplo teorilerine yer veriyor ve kurgunun zihin dünyamıza nasıl etki ettiği noktasına parmak basıyor. Kitabın ana ekseninde “kötü gazetecelik” olgusu işleniyor. 1992 yılında İtalya’nın yakın tarihinde meydana gelen toplumsal olaylar göz önünde bulundurularak toplumların medya yoluyla nasıl yönlendirildiği anlatılıyor. Herhangi bir basın mensubunun, bu kapitalist ilişkiler yumağında bizi aldatmak, fikirlerimizi yönlendirmek konusunda ne kadar başarılı olduğu vurgulanıyor. Medya yalan haber üretir veya gerçekleşen olayları kendi ekseninden, bazı kesimlerin çıkarlarına göre çarpıtarak yorumlar. Eğer toplumda istenilen fikirlerin aşılanması için gerekli zemin oluşmuşsa, medya ona göre söylentiler yaratır. Bu söylentiler yayıldıkça kaynağın izi kaybolur. Bir süre sonra söylentiyi yayanın medya olduğu gerçeğini herkes unutur. Başka bir biçimde toplumda zaten bu fikirler kendiliğinden yaygınlık kazanmışsa, toplum zaten o yöndeyse burada medya bu fikirleri daha da pekiştirmek için çabalar. Burdan yepyeni haberlerin doğması da muhtemeldir. Sıfır Sayı bize burda ışık tutmaktadır. “Gazeteler yalan söyler, tarihçiler yalan söyler, bugün televizyon da yalan söylüyor” (s. 40). Aslında medya bizi büyük bir yalan ağıyla
Sıfır SayıUmberto Eco · Doğan Kitap · 20151,314 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·318 syf.··
2022 57. kitabı
Gündelik hayatta tükettiğimiz içeceklerin dünya tarihindeki yeriyle ve yolculuğuyla ilgili pek azımız fikir sahibidir. Bu noktada bir perspektif sunmak üzere hazırlanmış bu kitapta bira, şarap, damıtık içkiler, kahve, çay ve kola üzerinden çağlara bölünen bir sınıflandırma söz konusudur. Bu altı içkinin tarihi her birinin etkileşimde bulunduğu uygarlıkların yükselişi çöküşüyle birlikte anlatılıyor. Bu içkilerin uygarlıklarla olan serüveninden tarihte hiç de azımsanmayacak bir öneme sahip olduklarını görüyoruz. Bu içkileri ortak paydada buluşturan kilit nokta her birinin antik dönemden bugüne kadar önemli tarihsel süreçlerin tanımlayıcısı niteliğinde olmalarıdır.
Altı Bardakta Dünya TarihiTom Standage · Merkez Kitap · 20151,214 okunma
3/10
·211 syf.··
2023 3. kitabı
Orhan Pamuk okumaya başlamak için iyi bir tercih değil. Bu kitap fena bir şekilde beni huzursuz etti... Belki Kuyucu Mahmut Usta ve Cem'in konuşmaları dışında kitap bende olumlu herhangi bir his uyandırmadı ne yazık ki...
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma
8/10
·304 syf.··
2020 91. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2020 19:56
Bu çalışmasından sonra arkadaşları Ruşen Çakır hakkında İslamcı olduğuna dair düşüncelere kapılmışlar. Bazı İslamcı kesimlerde ise hidayete ereceği yönünde birtakım beklentiler doğmuş. Elhamdülillah solcuyum demekten imanım gevredi diyor. Bir aydının ait olmadığı kesimler hakkında araştırma yaparken, onların dünyasını keşfe çıkarken böyle bir izlenim bırakması takdire şayan. Mutlaka kütüphanenizde yer etmesi gereken bu kitapta, genel hatlarıyla Türkiye'deki İslami hareketler incelenmiş. Topluma bıraktığı etkiler üzerine de katkıda bulunduğu söylenebilir. Yazar İslami grupların, cemaatlerin, akımların Türk toplumunda aşama aşama ne şekilde konumlandığı hakkında biraz fikir veriyor. İslami hareketlerin Türk toplumundaki yeri ve önemi nedir? Bu hareketlerin siyasetle ilişkisi nasıl? Dinin siyasetle ilişki içerisinde olmasının toplum yapısına ne gibi etkileri olmuş? İnsanların İslami gruplara dâhil olmasının ardında ne çeşit fikirler, inançlar yatmakta? İslami gruplardaki siyasi, ideolojik, tasavvufi yönelimlerin içeriği nedir? Fikirlerin oluşum süreçlerinde meydana gelen ayrılıklar ne yönde veya grup liderleri arasındaki farklılıklar nasıl bir planda oluşmuş? Cemaatlerin, İslami çizgide olan partilerin, küçük grupların ve akımların belirleyip esas aldığı ilkeler neler? Daha çok bu tür sorulara cevap arandığını gözlemledim.
Ayet ve SloganRuşen Çakır · Metis Yayınları · 2014130 okunma