Çiçeğe durdu kalbim içtim parmaklarından
Göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından
Bir aydınlık denizin sonsuz derinliğinde
Yüzüyorum gözünün yeşil serinliğinde
Bir ışık bir kelebek biraz çiçek biraz kuş
Yeni bir ülke yüzün ellerimde kaybolmuş
Soluğum bir kuş gibi uçuyor ellerine
Kapılıp gidiyorum saçının sellerine
Erdem Bayazıt
V. Murad'ın torunu Selma Sultan'ın kızı olan gazeteci yazar Kenıze Mourad'ın kaleme aldığı bu eser Filistin'de yaşayan Müslüman ve Yahudiler ile yapılan görüşmeleri konu ediniyor. Kadın, erkek, çocuk, yetişkin her yaştan ve farklı mesleklerden görüştüğü insanların hayatının ve düşüncelerinin anlatıldığı bu kitapta sadece Filistinlilerin değil Yahudilerin de görüş ve fikirlerine yer verilmesi olaya daha farklı bir perspektiften bakmamıza yardımcı oluyor.
Öncelikle 2002 yılında yayımlanan bu kitapta geçen olaylar aradan tam 20 yıl geçmiş olmasına rağmen aynı şeklide devam ediyor, ne yazık ki geçen bu zaman dilimi Müslümanlar cephesinde hiçbir şeyi değiştirmedi. Müslümanlarla yapılan görüşmeler bize ilk olarak Filistinlerin direncini, azmini ve yaşadıkları bütün olumsuz durumlara rağmen hayata dair ümitlerini gösteriyor. İsrail yönetiminin asıl isteğinin kendilerinin direncini kırmak olduğunu ancak buna fırsat vermemek için hayata tutunduklarını ifade ediyorlar. Kitabı okurken Filistinlilerin günlük hayatında yaşadığı pek çok sıkıntı, baskı ve zulümlere şahit oluyoruz. Babası ile evinin penceresini boyarken öldürülen Ubeyd, hiçbir sebep yokken askerler tarafından çağrılıp tokat atılan, gaz bombası atılan, yolda yürürken bir anda alnından vurulup öldürülen çocuklar, evini inşa etmek için tam üç defa yüklü miktarda para ödeyerek izin belgesi alan ama üçünde de evi yıkılan bir Filistinli bu duruma verilecek yüzlerce örnekten sadece birkaçı. Sokağa çıkma yasağında mutfak ve tuvaletleri dışarıda olduğu için hayatları tam bir işkenceye dönüşen ailenin yaşadıkları kitaptaki en acı olaylardan birisiydi sanırım. Günlerce aç bekleyen ve artık çocuklarının ağlamasına dayanamayan anne bir gece sürünerek mutfağa gidiyor ve sadece un ve su alarak odasına geri dönüyor. İkisinden hamur
Peygamberimiz;Onlar beni görmedikleri halde iman ettiler sesimi işitmedikleri halde davetime koştular,Ellerinde ki kur’an ın söylediklerine ve benim onlara miras olarak bırakacağım her şeye iman ettiler asıl hayran olunacak iman onlarınki!
-M.Emin YILDIRIM