Üzerinde yaşadığımız dünya,gerçekte çoğu kez trajediye kolaylıkla dönüşebilen bir dramın sahnesinden başka bir şey değildir.Pürüzlü bir yüzdür yerin yüzü.Ahım şahım bir gezegen değildir aslında yeryüzü.Dünya bir cennet değildir.Hele peşin verilmiş bir cennet asla.Dünya olabilirlikler yumağı.Onu cennete ya da cehenneme yaklaştırmak da insana verilmiş bir yapılabilirlik.Doğa bunun için kaynıyor.Tarih bunun için tabaka tabaka katlanıyor.Ve her gün,dağların ucundan yüzü ateşle yıkanmışçasına temiz güneş bundan ötürü gözüküyor.Yani her gün,gün bunun için doğuyor.
Sevginin kutsal bir anlamı vardır ve kişi karşısındakini niye sevdiği konusunda niyetinin saflığını keşfetmek zorundadır.Sana istediklerini verdiği için mi seviyorsun?İstediklerin değişecektir.Peki iyi bir yoldaş olduğu için mi seviyorsun?İşte bu devam edecektir.
Dinleyin ey vakti duymak doruğuna varanlar
Falları grafiklerde bakılanlar siz de işitin..
Külden martı doğuran odalıklar
Ve kahyalar
Kara pıhtılarıyla damgalanmış veznelerde dili
Şehvetsiz çilingirler, yaltak çerçiler
Celepler ki sıvışık, natırlar ki nadan
Ey hayat rengini sazendelik sanan
Yırtlaz kalabalık!
Dinleyin bendeki kırgın ikindiyi,
Hepiniz kulak verin.