Herkese merhabalar.
Bugün kitaplığımda uzun süredir duran, bir türlü okuyamadığım serinin ilk kitabının yorumuyla karşınızdayım. Öncelikle neden uzun süredir okumadığımdan bahsetmek istiyorum. Ben bu seriyi aldığımda severek okuyabileceğimi düşünerek ve 3 kitap olduğunu zannederek almıştım. Ancak daha sonrasında serinin 3 kitap değil 6 kitaptan oluştuğunu ve hatta ara kitaplarıyla daha da fazla kitap içerdiğini öğrendim ve 4.kitabın çıkmasını bekledim. Kitap çıktığında hepimizin fark ettiği kitaplardaki fiyat artışından bu kitabın da nasibini aldığını gördüm. Bunun üzerine de kitap fiyatı düşer belki umuduyla seriyi tamamlama planımı askıya aldım. Bu ay okumak istediğim kitapları belirlemek için kitaplığıma göz attığımda zaman gözüme çarpınca artık okuma vaktim geldi diye düşündüm.
Bu kadar konuşmanın ardından yorumuma geçiyorum :) ilk olarak kitabın ilk 200 sayfasında kitap beni sarmadı. Okumak için kendimi iteklemem gerekti. Bence bunun nedeni ise o ilk 200 sayfada inanılmaz derecede karakterden uzağız. Muhtemelen hayalimizde canlandırmamız için yazılan çevre betimlemeleri, bana kalırsa aşırıya kaçılmıştı ve benim için bu betimlemeler hayalimde canlandırmama yardımcı olmaktan çok okumaktan sıkılmama neden oldu. Bu kadar çok çevre betimlemesi yerine biraz daha karaktere ağırlık verilip onun duygu betimlemeleri veyahut karakterimizin bize olan biteni anlatırken kendisinin ne yaptığının anlatılmasını isterdim. Çünkü zaten karakter bakış açısıyla okuyoruz ve buna rağmen karakterden uzağız... Sonraki 245 sayfada ise ilk yarısındakine göre karaktere biraz daha odaklanılmış. Karakterimiz bize olayları anlatırken kendini de işin içine katarak bunları bizimle paylaşmaya başlıyor. Aynı zamanda olaylar da ivme kazanıyor. Ben her ne kadar kitaba başladığımda okumak için