Zeynep Ece Yıldız

Zeynep Ece Yıldız

, bir kitap okudu
Puan vermedi·312 syf.·
2025 157. kitabı
Nermin Yıldırım
8.2/10 · 5,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·360 syf.··
2025 156. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 20:27
Kinyas ve Kayrayı okuyup kitabın kapağını kapattıktan sonra bir karar vermiştim. Hakan Günday’ın tüm kitaplarını bitirme kararı. Okuduğum 6. Kitabı ve her bitirdiğim kitabında durup parçalanmış yüzlerce hayatın yanından geçip gidiyoruz ve hiçbir şey fark etmiyoruz düşüncesinden bir süre kurtulamıyorum. Acının gerçekliği, hayatın gerçekliği sayfanın içinden çıkıp sizi boğmaya çalışıyor okurken. Kesinlikle rahatsız oluyorsunuz, ama bu herkesin yaşaması gereken bir rahatsızlık. Hakan Günday o kadar başarılı bir yazar ki gereksiz ajitasyon aşırı betimlemelere girmeden sizi içinizdeki en zayıf yerinizden vurmayı başarıyor. Kitaplarında bazı noktalarda geçen roman fikirleri oluyor mesela Piç adlı romanında bi karakter hiç varolmayan kitapları okudum diye kafasından senaryo uydurarak anlatıyordu. Okurken bunlar birer roman olsa onları da okurum diyordum. Böyle bir yazardır kendisi. Bu romana gelecek olursak muhtemelen herkes gibi beni de en çok çarpan noktası bazı çocukların hiç çocuk olamaması. Çocuk olamadıkları için hiç büyüyemeyip zamanda donup kalmaları. Zargana’daki gibi bu yalnız çocuklar ancak birbirlerini bulduklarında zamanda hareket etmeye başlıyorlar ve bu çok güzel bir detay. Başka bir romandan bir alıntı ile bitirmek istiyorum: “Bir Afrika kabilesinde şöyle bir söz vardır: "Köyü tarafından sevilmeyen çocuk, sonunda o sevgi sıcaklığını hissetmek için köyünü yakar." Yani bugün dünyayı yakanlar, aslında zamanında ihtiyacı olan sevgiyi alamayan çocuklardır. Başka bir şey değil...” Not: Kitabı okurken hala Oğuz Atay okumamış olmama çok utandım. Not2: Şahsiyet dizisinin de senaristi kendisiymiş o da en sevdiğim Türk dizisidir saygım bir kat daha arttı.
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma

Zeynep Ece Yıldız

, bir kitap okudu
8/10
·360 syf.··
18 saatte okudu
·
2025 156. kitabı
Hakan Günday
8.3/10 · 26,9bin okunma
“Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az, dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi... Bu yüzden, belki de, az çoktan fazladır. Belki de az, hayat ve ölüm kadardır! Belki de, seni az tanıyorum, demek, seni kendimden çok biliyorum, demektir. Bilmesem de, öğrenmek için her şeyi yaparım, demektir. Belki de az, her şey demektir. Ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir...”
Sayfa 349·Kitabı okudu
Belki de hayat, yanlış anlayınca güzeldi. Sadece yanlış anlayınca. Ama her şeyi…
Sayfa 280·Kitabı okudu