Memleketim
Kitap İncelemesi ▫️1845 Ermenek ve Köyleri Hane Mal Varlıkları ▫️Mükremin Kızılca ▫️2024 ▫️500 sayfa Mükremin Kızılca’nın '1845 Ermenek ve Köyleri Hane Mal Varlıkları' adlı eseri, Osmanlı dönemi Ermenek ve çevresindeki sosyal, ekonomik ve kültürel yapıyı anlamak için önemli bir kaynak niteliğinde. Kitap, 1845 yılında Osmanlı Devleti’nin gerçekleştirdiği hane sayımı, hane reislerinin tespiti ve mal varlığı envanterine odaklanarak, Ermenek merkezdeki dokuz mahalle ile 26 köyde yaşayan yaklaşık 2000 hanenin detaylı bir dökümünü sunuyor. 500 sayfa, çift sütun ve büyük boy formatıyla kapsamlı bir çalışma olan bu eser, hem tarihsel hem de konuyla ilgili kimseler için duygusal bir derinlik taşıyor. Kitap, Ermenek’in 1845’teki demografik ve ekonomik yapısını ayrıntılı bir şekilde ele alıyor. Her bir mahalle ve köy için hane reislerinin isimleri, meslekleri, sahip oldukları tarlalar, yetiştirilen ürünler ve canlı hayvan varlığı gibi bilgiler kaydedilmiş. Örneğin, Ermenek merkezde Akçamescit, Arapşah, Celal, Değirmenlik, Gülpazar, Keçipazar, Sandıklı, Saray ve Zaviye mahallelerinde toplam 706 hane bulunurken, köylerle birlikte bu sayı 2000’e ulaşıyor. Hane başına ortalama beş kişi kabul edilirse, Ermenek’te yaklaşık 3500 kişinin yaşadığı tahmin ediliyor. Köylerin listesi, dönemin isimleriyle (örneğin, Alakise, Güneyyurt, Kazancı, Sarıvadi, Akmanastır) ve bugünkü karşılıklarıyla verilmiş, bu da eserin yerel tarih açısından değerini artırıyor. Ahad köyü gibi bazı yerleşim yerlerinin o dönemde var olup şimdi terk edilmiş olması, bölgedeki göç ve değişim süreçlerine dair önemli ipuçları sunuyor. Ayrıca, Balkusan, Yeşilköy gibi bazı köylerin 1845 kayıtlarında yer almaması, bu köylerin daha sonra bölünerek oluştuğunu gösteriyor. Kitabın önemi tarihsel ve kültürel bir değere
Eje ve Törüngey
türk ve altay mitlojisinde yaratılmış ilk insan, adem. törüngey kelimesi, etimolojik olarak "türk" kelimesiyle aynı kökten gelir. (bkz: türe) (bkz: töre) (bkz: türemek) türe/töre sözcüğü hem eski türkçe'de hem de moğolca'da hukuk, düzen, emir, kanun ve nizam anlamlarına da gelir. törüngey ile eşi ece/ecey yeraltı dünyası tanrısı erlik tarafından kandırılır ve yasak meyveyi yiyerek yer yüzüne gönderilirler "...erlik'e kanan ve yılanın yaptığını gören eje de elmayı ısırır ve ısırmak istemediği halde törüngey'in ağzına sürer. o anda her ikisinin de tüyleri dökülür. yaratıcı ülgen bu işin sorumlusunun kim olduğunu sorduğu zaman yılan, köpek, törüngey ve eje suçu birbirlerine atarlar. bu nedenle hepsini cezalandıran ülgen yılana: "sen şimdi körmös oldun. kişiler sana düşman olsun, vursun, öldürsün." der. sonunda törüngey ve eje dünyada, şeytan da yeraltında yaşamaya mahkum edilir..." (altay yaratılış destanı - wilhelm radloff)
Mitoloji
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
ESKİ TÜRK İNANCINDA İLK İNSAN Törüngey ve Eje Türk Mitolojisi (Adem ile Havva) Törüngey - Türk ve Altay mitolojisinde ilk insan. Adem. Türüngey (Torongay) olarak da bilinir. Yeryüzünde yaratılan ilk kişidir. İnsanların atasıdır. Gökte yaşamaktadır. Ne bir ulusa ne de bir boya (kabileye) sahip değildir. İlk önceleri eşi de yoktur. Sonradan yeryüzüne gönderilmiştir. Yeryüzüne gönderilirken Ulukayın (veya Ulu Ata) tarafından kendisine Su, Ateş ve Demir verilmiştir. Karısının adı Ece�dir. Elli kapılı, kırk pencereli, çatısı otuz kirişli bir evi vardır. Öküzleri tarla sürmede kullanan kişidir. Köten (saban) sürmeyi bulan kişi de odur. Kımızı bulan da odur. Kımız içme töreni ona aittir. Bazen göklerden mi indiği yerden mi çıktığı belli olmayan kişi olarak betimlenir. Bazen de gökten düştüğü söylenir. Ateşi elde etmiştir. Ve kendisi yurdundan kovar, bu durum kovulma motifiyle de bağlantılıdır. İslam, Hristiyanlık ve Museviliğin etkisiyle çamurdan yaratıldığı inancı yerleşmiştir. Karısıyla birlikte adları Ecey (Ece) ve Elley (Ele) şeklinde de geçer. Törüngey Türk mitolojisinde Adem peygamberi karşılar. Törüngey'in bir de eşi olan Eje ya da günümüz Türkçesi ile Ece dir. Yasak meyveden yemişler ve Göktanrı (Kök Tengri) onları evinden kovmuştur ve ona ceza olarak çocuklarından sorumlu olmayı vermiştir. Erlik Han (şeytan) lanetlenmiştir, Tanrı Ülgen �fenalık ettin, senin halkın da hep hileciler, fenalık düşünenler olsun der.� ve yarattığı karada dokuz dallı çam ağacının dokuz dalından kendi halkını türetir. Erlik bu halk benim olsun der tanrıya, tanrı da ona git kendi halkını kendin bul deyip Erlik�i geri çevirir. Tanrının halkının bu ağacın yalnız doğuya bakan 5 dalından istifade etmelerine izin verilmiştir. Kalan dört dal yasaklamıştır. Erlik gidip bu halkı baştan çıkarır.
Erlik Han - Türk ve Altay mitolojisinde kötülük yapan Tanrı ruhudur. Erlik Han Gök Tanrı'nın oğlu ve eski Türklerin inancı Tengricilikte yeraltı aleminin efendisidir. Altayların bir yaradılış efsanesine göre Erlik Han, dünyanın yaradılışında Tengri'ye karşı fenalık yapmış ve Tengri onu ceza olarak yeraltı âleminin efendisi yapmıştır. Erlik Han, yeraltı Âleminin en alt katında yeşil demirden bir sarayda, gümüşten bir tahtın üzerinde oturur. Orada kendine koyu kırmızı parlayan ve çok az ışık veren bir güneş yaratmıştır. Emirinde dokuz semerli boğası vardır. Erlik Han lanetlenmiştir, Tanrı [Ülgen] ve yarattığı karada dokuz dallı çam ağacının dokuz dalından kendi halkını türetir. Erlik bu halk benim olsun der tanrıya.tanrı da ona git kendi halkını kendin bul deyip Erlik'i geri çevirir. Tanrının halkının bu agacın yalnız doğuya bakan 5 dalından istifade etmelerine izin verilmiştir. Kalan dört dal yasaklamıştır. Erlik gidip bu halkı baştan çıkarır. Erkek olan Törüngey ile dişi olan Eje, Erlik'in şu sözüne kanarlar "Bu dört dal aslında size yasak değildir, meyveleri de pek tatlıdır. Dilediğinizce yiyin." Erlik sonra ağaca bekçi bulunan yılan uyurken ağzına girer ve ağaca çıkar, Ece'ye müsaade ettiğini söyler. Bunun üstüne Ece meyveden yer, Törüngey'in de agzına sürer. Tanrı durumu fark eder ve Erlik'i yer altına gönderir. Eje'ye "Sen benim sözümü tutmadın bundan sonra gebe kalasın ve doğum sancıları çekesin" der. Yılana "Sen benim sözümü tutmadın, bundan böyle Şeytan diye bilinesin, herkes seni ezmeye öldürmeye çalışsın" der. Törüngeye "Sen benim sözümü tutmadın, 9 kızın 9 oğlun olacak ve hepsinden sen sorumlu olacaksın, insan neslini sen çoğaltacaksın"der. "Hepinizi hanemden kovuyorum, dünyaya gönderiyorum, burda sizi ben beslerdim, ben korurdum, artık kendinizi besleyip
Od Ana Türk, Altay ve Tatar mitolojilerinde Ateş Tanrıçası. Değişik Türk dillerinde Vot (Vut, Uğot, Uvot) Ana olarak da bilinir. Moğollar Gal Eçe derler. Ocağı ve içindeki ateşi korur. Kırmızılar giymiş yaşlı bir kadındır. Ateşin yalımıyla dalgalanan kırmızı ipekten bir kaftanı vardır. Genç al bir kısrak üzerinde gezinir. Uzun kırmızı saçları vardır, saçları örülüdür ve ateşin yalımlarını simgeler. Kırık Baştu Kıs Ene, Odus Baştu Ot Ene olarak tanımlanır. Göğüsleri çok büyüktür. Ocak evin tam ortası ve kalbidir. Od Ana, genel olarak evlerdeki ve çadırlardaki ocakları ve ateşini korur. Her ocağa bir İye (koruyucu ruh) gönderir. Yedi oğlu vardır ve yedisi de Ateş Tanrısıdır. Yeryüzündeki ilk ocağı Ülgen’in kızları yakmıştır. Sonra da Od Ana’ya emanet etmiştir. Od Ana her bir ateşe ve ocağa birer tane İye (koruyucu ruh) gönderir. Dokuz ateş ırmağının kavşağında dokuz köşeli bakır bir evde yaşar.
Eylül Ayında Okuduklarım
Hayatımda kitap okuma anlamında geçen en verimli eylüldü. 42 Kitap okumak nasip oldu. Muhtemelen hayatımın başka döneminde bir ayda bu kadar çok kitap okumak nasip olmayacak. Herkese önerim okuyabildiğiniz kadar kitap okuyun ve ulaşabildiğiniz herkese kitap okumayı tavsiye edin. İyi okumalar... İtiraflarım1. Lev Nikolayeviç Tolstoy 8.4/10 (1.139 Oy) • 30 Eylül 10:00 İşaret Çocukları2. Cahit Zarifoğlu 8.6/10 (215 Oy) • 28 Eyl 12:53 Yeraltından Notlar3. Yeraltından Notlar (Fotoğraflı Klasikler) Dostoyevski, Ergin Altay (Çevirmen) 8.7/10 (6.189 Oy) • 28 Eyl 11:10 Dalkavuklar Gecesi4. Dalkavuklar Gecesi (Z Vitamini) Hüseyin Nihal Atsız 8.7/10 (583 Oy) • 27 Eyl 14:50 Yola Düşen Gölgeler5. Mehmet Yılmaz 8.8/10 (58 Oy) • 26 Eyl 08:39 İnsancıklar6. Dostoyevski, Sabri Gürses (Çevirmen), Ayşe Çelem (Tasarımcı) 8.2/10 (2.316 Oy) • 25 Eyl 08:44 Yüreğinin Götürdüğü Yere Git7. Susanna Tamaro, Eren Yücesan Cendey (Çevirmen)
1000Kitap