Serimizin ikinci kitabı, bu kez ana karakterimizin gözünden değil de pek çok karakterin gözünden aktarılıyor. Elspeth, bedenini çoban krala terk ettiğinden artık hakimiyet onda değildir. Elm ve Ione için ise aşk çanları çalmaya başlar.
Şimdi nasıl başlasam bilmiyorum. Ben nedense ikinci kitabı, ilkine göre sevemedim. Yani sanki aksiyon eksikliği vardı. Biraz da sürekli olaylar, farklı karakterler gözünden anlatıldığı için durağan bir senaryo çıkmıştı.
Buna rağmen sevdim mi, evet. Pek çok seriye göre kendine has bir dünyası olan eşsiz bir evren gibi görünüyor. Elspeth'in naifliği, Rawyn'ın fedakarlığı, Hauth'un şerefsizliği...
Evet seride en nefret ettiğim olaylardan biri, Hauth'un iyileşmesine bütün karakterlerin onay vermesi oldu. Bir kere Hauth, Elpesth'e saldırdığı ve resmen ölümüne sebep olduğu için Rawyn onu orada öldürmeliydi. Yani neden olay, Hauth'un yaralanmasının tasasıyla geçti anlamıyorum. Düşman illa Hauth olmak zorunda değildi. Kral da pek ala bu işi görebilirdi. Ama gittiler Hauth'u iyileştirdiler, sonra öldürdüler. Bu saçma sapan döngüye sebep olmaları gülünçtü. Burada mantık hatası var gibi. Rawyn gibi koruyucu davranan bir erkek, bu kısmı atladı.
Sonrasında Elm karakterini pek çok kimse sevmiş. Ama ben genel olarak bir romanın içindeki ana karakterlerin geri plana atılmasından hoşlanmıyorum. Sırf Ione ve Elm'i okuduk. Ki o da büyük ihtimal, Çoban kral ile olan sahneleri heyecanlandırmak içindi.
Neyse seriyi tamamlamun keyfi içerisindeyim. Puanım 7