“Nedense öyle bir kahraman gibi hissederek atıyorsun o adımı, oysa sadece boşluk oluyor aldığın, tekrar doldurman gereken koca bir boşluk. Elinde ise her gün daha çok dayanamadığın kendin... Terk etmek sanki her seferinde biraz daha kendinden vazgeçmek. Neden öyle olduğunu anlamasam da...”
“Sahi neden bakamaz insan birinin gözlerine? Acımak olabilir mi? Hani öyle acı içinde bir varlık vardır ki, bakamazsın gözüne, utanırsın kendinden. Bu mu sebep? Peki o zaman kim bu benim acımdan utanan ya da acısına bakmaya katlamadığım, kim?”
“Susarım, o kolay. Susmayı severim ben. Susmanın yarattığı etkiyi, karşımdakinin tüm silahlarını o suskunlukla nasıl etkisizleştirebileceğimi iyi bilirim. Susmak ilerletmez o anı, oracıkta dondurur. Karşındaki ne yaparsa yapsın, ne kadar zorlarsa zorlasın, dayanıp sustuğun zaman donar her şey. Bir sonuca ilerlemez. Benim istemediğim bir sonuca ilerleyemez.”