Aysel Akkanat

Aysel Akkanat
@eceaysel
Çok okur/az yazar kendi çapında bir edebiyatsever. ayselertugrulakkanat adıyla Instagram'dayım. youtu.be/lP4xi7B6vC0 #Gardırop kitabının yazarı
gazeteci/yazar/editor
Radyo Televizyon
Kocaeli
206 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·240 syf.··
2025 15. kitabı
Bir Terk Edilişin Sessiz Yankısı: Deniz’in Hikâyesi Üzerine “Göğsümde bir sıkışıklık hissettim, kalbim hızlı hızlı çarptı, sonra sıkışıklık iç çekmesiyle hıçkırık karışımı tuhaf bir ses olup çıktı ağzımdan. Ağlamamak için çıkardığım o sesle bir an durdular, bana baktılar. Düşündükçe azıcık, çok değil ama azıcık anneme hak verdim. Uzakta oluşuma alışıktı, annem beni özlemeyi bilmiyordu.” Romanın bu satırları, Deniz’in iç dünyasına açılan ilk kapılardan biri. Küçük bir çocuğun kalbinde başlayan o sessiz kırılma, yaşamının her dönemine sızan bir yankıya dönüşüyor. Deniz, çocuk yaşta yetimhaneye bırakılmış, altı kardeş arasında yalnızca kendisinin “gönderilmiş” olmasının anlamını bir ömür boyu taşımak zorunda kalmış bir karakter. Bu terk ediliş, onun hem duygusal hem varoluşsal temelini şekillendiriyor. Yazar, karakterin iç dünyasını yalın ama derin bir dille aktarırken, okuru da çocukluk travmalarının yetişkinlikte nasıl bir sessiz yalnızlığa dönüştüğüne tanık ediyor. Deniz’in yaşadığı yetersizlik duygusu, sevgi arayışı ve aidiyet mücadelesi; bireysel bir hikâyeden öte, bir toplumun sessiz acılarını da görünür kılıyor. Roman yalnızca bir bireyin içsel çatışmalarına değil, aynı zamanda bir dönemin sosyolojik arka planına da ışık tutuyor. O yılların değer yargıları, aile yapısı ve toplumsal baskıları, karakterlerin yaşamında derin izler bırakıyor. Yazar bu yönüyle, kişisel hikâyeyi toplumsal hafızanın bir parçasına dönüştürmeyi başarıyor. Deniz’in içindeki o boşluk, kimi zaman bir çocuk çığlığı, kimi zaman bir yetişkinin sessiz kabullenişi olarak karşımıza çıkıyor. Okur, her sayfada şu soruyla baş başa kalıyor: “Gerçekten iyileşmek mümkün mü, yoksa sadece yaralarımıza alışıyor muyuz?” Duygusal derinliği, içtenliği ve insan ruhuna dokunan diliyle bu roman, yalnızca bir
Belki Bir Gün Ben DeŞule Toptaş · Sia Kitap · 2025915 okunma
Reklam

Aysel Akkanat

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.··
2025 14. kitabı
Jorge Ibargüengoıtıa
7.3/10 · 841 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 14. kitabı
Latin Amerika edebiyatının karanlık damarlarından beslenen Ölü Kızlar, sıradan bir polisiye ya da macera romanının çok ötesinde bir roman. Küçük bir kasabada genelev işleten Serefina Baladro’nun, kendisini terk eden sevgilisinden intikam almak üzere çıktığı yolculukla başlayan hikâye, kısa sürede bireysel bir öfkenin sınırlarını aşarak toplumun çürümüş dokusuna ayna tutuyor. Roman, ilk sayfalarda kişisel bir hesaplaşma izlemini verse de, ilerledikçe bir ülkenin suskunluğu, yoksulluğu ve kadına yönelmiş sistematik şiddetiyle yüzleştiriyor okuru. Adeta bir polis tutanağı titizliğinde, duygudan arındırılmış bir anlatımla yazılan metin, tam da bu soğukluğu sayesinde daha sarsıcı bir etki yaratıyor. Hayal ya da teselliye yer bırakmadan, suçu ve suçluyu olduğu gibi gözler önüne seriyor. Ölü Kızlar, sadece bir cinayet hikâyesi değil; aynı zamanda görmezden gelinen bir toplumsal çürümenin kaydı. Gerçekle hayalin, bireysel trajediyle toplumsal eleştirinin iç içe geçtiği bu roman, farklı ve derin bir okuma deneyimi arayanlar için güçlü bir seçenek.
Ölü KızlarJorge Ibargüengoıtıa · Jaguar Kitap · 2025841 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2025 13. kitabı
Elinize aldığınızda sıradan bir aşk hikâyesi okuyacağınızı sanabilirsiniz; oysa bu roman bundan çok daha fazlasını sunuyor. Yüzeyin altında insan ruhunun karmaşık katmanlarını, içsel çatışmaları ve sessiz direnişleri anlatan psikolojik bir derinlik var. Stella’nın yalnızlığına içtenlikle üzüldüm. Ama aynı zamanda, her şeye rağmen değerlerine tutunması, sessiz ama kararlı bir mücadele vermesi beni derinden etkiledi. Onun bu direnci, romanın melankolik atmosferine anlamlı bir denge katıyor. Hüzünlü, sarsıcı ve düşündürücü bir hikâyeydi. Kitap bittiğinde içimde tarif edilmesi güç bir karmaşa kaldı; işte bu da iyi bir psikolojik romanın en belirgin etkisidir zaten. Okurunu duygularla düşünceler arasında bir yerde bırakır. Bu tarzı sevenler için kesinlikle önerilebilecek bir eser. Benim içinse farklı, derin ve uzun süre aklımdan çıkmayacak bir okuma deneyimi oldu.
Bütün Aşkların BaşlangıcıJudith Hermann · Sia Kitap · 2025661 okunma