Aysel Akkanat

Aysel Akkanat
@eceaysel
Çok okur/az yazar kendi çapında bir edebiyatsever. ayselertugrulakkanat adıyla Instagram'dayım. youtu.be/lP4xi7B6vC0 #Gardırop kitabının yazarı
gazeteci/yazar/editor
Radyo Televizyon
Kocaeli
206 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·479 syf.··
2025 18. kitabı
Bu kitabı bir tavsiye üzerine, etkinlik kitabı olarak okuma listeme almıştım. Ancak sanıyorum arkadaşlarımın çoğu benim gibi ilk başta kitabın dünyasına girmekte zorlandılar. Ben de benzer bir süreç yaşadım; ruh halime hiç uygun gelmediği için birkaç kez yarıda bırakıp araya başka kitaplar aldım. Yarım kitap bırakmayı sevmediğim için sonunda kararlılıkla geri döndüm — ve iyi ki de dönmüşüm. İlk sayfalarda ölüler, mezarlıklar, konuşan köpekler, hatta ölülerin kendi aralarındaki sohbetleri beni hem şaşırttı hem de bir noktada yordu. Fakat ilerledikçe bu garip, tuhaf, hatta yer yer ürkütücü atmosfer yerini bambaşka bir tat bırakmaya başladı. Bir süre sonra kitabın absürtlüğü içinde kendimi eğlenirken buldum. Normalde hiç tarzım olmayan o mizahi anlatım, farkında olmadan beni içine çekti. Özellikle Konya yöresine ait konuşma dili o kadar canlı, o kadar gerçekti ki, gün içinde kendi kendime o şiveyle konuştuğumu fark ettim. Yazarın yöresel dili kullanmadaki ustalığı gerçekten etkileyiciydi; hem mizahı hem hüznü aynı potada eritebilmişti. Fantastik bir roman olmasına rağmen, anlatının derininde trajik bir hüzün vardı. Mezarından çıkan ölüler, konuşan köpekler, gerçek olan rüyalar, kader ve inançsızlık üzerine sorgulamalar… Tüm bu unsurlar, ilk başta tuhaf gelen bir dünyayı sonunda içselleştirmemi sağladı. Kitapta bolca küfür de vardı; ama nedense rahatsız etmedi. Belki de karakterlerin doğallığına, hikâyenin atmosferine öylesine iyi yedirilmişti ki, yerli yerinde ve inandırıcıydı. Bu kitap, benim için alışılmışın dışında, hatta biraz sınırların ötesinde bir okuma deneyimi oldu. Başta uzak durmak istediğim bir dünyanın içine adım adım çekildim. Sonunda hem düşündüm hem güldüm, hem de o acı tatlı hikâyenin içinde kendimden bir şey buldum. Bu yazarla ilk tanışmam olsa da,
KünSezgin Kaymaz · İletişim Yayınevi · 20231,736 okunma
Reklam

Aysel Akkanat

, bir kitap okudu
Puan vermedi·256 syf.··
2025 17. kitabı
Miriam Toews
4.8/10 · 40 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2025 17. kitabı
Bu ayki okuma yolculuğumun son durağını da geride bıraktım. Doğrusu, kitap beni ilk sayfalarından itibaren tam olarak içine alamadı; dili ve kurgusu bana fazlasıyla gençlik romanlarını anımsattı. Ancak buna rağmen, teknik olarak kendimi geliştirmek ve farklı anlatım biçimlerini gözlemlemek adına okumayı sürdürdüm. Roman, yüzeyde sade görünse de aslında hüzünlü bir varoluş hikâyesi anlatıyor. Olay örgüsünden çok atmosferiyle ilerleyen, durağan ama duygusal bir metin. Hikâye, dini bir tarikat olan Mennoite köyünde geçiyor; karanlık, içine kapanmış bir dünyanın resmini çiziyor. Köydeki insanlar adeta ölüme hazırlanmış gibiler. Acılarına teslim olmuş, umut etmeyi unutmuş bir topluluk. Bu kasvetli ortamda Nomi, annesi ve ablası hariç herkes gibi kaderine boyun eğiyor. Fakat annesi ve ablasının gidişinden sonra babasıyla baş başa kalan Nomi’nin sessiz çırpınışlarına tanık oluyoruz. Her ne kadar kitap benim edebi zevkime hitap etmese de, farklı yaşam biçimlerini, inançların insan ruhu üzerindeki etkisini ve kapalı toplumların içsel yalnızlığını merak eden okurlar için ilginç bir deneyim olabilir.
Karmaşık Bir NezaketMiriam Toews · Kafka Kitap · 202240 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 16. kitabı
Zülfü Livaneli’nin “Bekle Beni” romanı, bir yandan tutkulu bir aşk hikâyesini anlatırken diğer yandan bir dönemin direniş ruhunu, toplumsal çalkantılarını ve siyasi arka planını yansıtıyor. Leyla ile Selim’in birbirlerine duydukları sevgi, onları birlikte bir hayat kurma hayaline sürüklerken, evliliklerinin ilk yıllarında kendilerini dönemin zorlu koşulları ve mücadelelerinin tam ortasında buluyorlar. Roman, sadece bir aşk hikâyesi olmanın ötesine geçip, dönemin sosyolojik ve politik yapısına ışık tutmasıyla öne çıkıyor. Bölümlere ayrılmış yapısı, anlatımı akıcı ve takip edilmesi kolay hale getiriyor. Ancak, hikâyenin merkezindeki aşkın duygusal derinliği bana göre tam anlamıyla hissedilmiyor. Özellikle mektuplar aracılığıyla aktarılan duygular, bir dönemin güçlü bir metaforu olma potansiyeli taşırken, yeterince yoğunluk kazanmamış. Kafka’nın mektuplarındaki o içsel fırtınayı, duygusal derinliği ve tutkulu iç sesi bu satırlarda aradım ama bulamadım. Dönemin zorlukları, karakterlerin içsel çatışmaları ve insani yönleri daha güçlü vurgulanabilirdi. Belki de bu yüzden roman beni duygusal olarak tam anlamıyla içine alamadı. Yine de Livaneli’nin kalemini seven okurlar için, “Bekle Beni” duygusal bir bağlılıkla okunacak, eleştirisiz sevilecek bir eser olmaya devam edecektir.
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,1bin okunma