Aysel Akkanat

Aysel Akkanat
@eceaysel
Çok okur/az yazar kendi çapında bir edebiyatsever. ayselertugrulakkanat adıyla Instagram'dayım. youtu.be/lP4xi7B6vC0 #Gardırop kitabının yazarı
gazeteci/yazar/editor
Radyo Televizyon
Kocaeli
206 okur puanı
Eylül 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·240 syf.··
2025 12. kitabı
Yazarı ilk kez okuyorum. Doğrusu, zor bir dönemden geçerken dikkatimi toparlamaya çalıştığım bir zamana denk geldi bu okuma. Buna rağmen kitap, sürükleyici anlatımıyla beni içine çekti; akıcı dili sayesinde neredeyse bir solukta bitirilebilecek bir eser diyebilirim. Yine de içerik açısından bazı noktalar beni düşündürdü. Dinî ve tarihî konulara değinilen bölümlerde, zaman zaman gerçeklerle tam örtüşmeyen bilgilere rastladım. Belki de yazar bunu bilinçli bir kurgu tercihi olarak yaptı, ancak bu tür konular hassas olduğu için, okurda bir tereddüt yaratabiliyor. Kutsal kitaplardan alınan kıssaları ve bu tür anlatıları çok severim. Örneğin Nazan Bekiroğlu’nun Yusuf ile Züleyha’sı hem diliyle hem yaklaşımıyla bu tür öykülere güzel bir örnektir. Okan Çil’in bu kitabı ise, eğer tamamen bir kurgu olarak okunursa keyifli bir okuma deneyimi sunabilir. Gerçeklikle bağlantılı yönleri bakımından ise biraz daha özen gösterilmiş olmasını dilerdim. Yine de yazarın anlatım gücü ve hikâye akışı, gelecek eserlerinde daha olgun ve derinlikli metinlerin habercisi gibi görünüyor. Umarım ilerleyen yıllarda, hem edebî hem de bilgi yönünden daha dengeli eserlerle buluşuruz.
PeygamberOkan Çil · İthaki Yayınları · 0340 okunma
Reklam

Aysel Akkanat

, bir kitap okudu
Puan vermedi·194 syf.··
2025 11. kitabı
Mustafa Kutlu
7.7/10 · 834 okunma
Puan vermedi·194 syf.··
2025 11. kitabı
Çok sevdiğim bir yazarın kitabı da bugün itibarıyla hitama erdi. Öncelikle Mustafa Kutlu benim için hikâye ve roman yazarı. Onun özellikle Mavi Kuş ve Uzun Hikaye kitabını çok sevmiştim. Deneme okumayı seviyorum yazarın bu tarz kitabını görünce hemen alıp okumak istedim. Kitap; İstanbul' u nasıl gezileceginden tutun, gezmeye nereden başlamanız gerektiğine kadar bir çok tavsiyelerde bulunuyor. Şehirleşme süreçleri ve bu aşamalarda şehirde yaşanan olumduzluklar, sancıları göz önüne seriyor. Sonra İstanbul ' dan çıkıyor ve Anadolu'nun bir çok şehrinde yaşanan kaderine terk edilmiş tarihinden tutun da şehrin yaşadığı kuşaklar arası sosyal ekonomik durumlara kadar irdeliyor. Batı uygarlığının ülkemize verdiği tahribata ve şuursuzca yaşanan çürümeyi de işaret ediyor. "İstanbul ne yazık ki, modernleşme döneminde şanına layık bir imar hareketine, bir plan uygulamasına sahne olamadı. Yapılan işler onu parselleyip satışa çıkarmak olmuştur." " Meyve değil tohum, kabuk değil çekirdek, ceset değil ruh önemli." Bu çok güzel deneme kitabına küçük bir eleştiri getirecek olsam, ben yazarın bu güçlü cümlelerine rağmen onun romanlarında ki duyguyu yakalayamadım ve aslında her sayfada onu aradım. Çünkü Kitap 2000 li yıllarda basılmış ve daha çok güncel yazılar bulunuyor. Ben denemelerde özellikle zamansız yazıları seviyorum. Yine de ez cümle derim ki; Mustafa Kutlu ne yazsa okunur. Ben romanlarıyla devam etmeyi tercih edeceğim. .
Akasya ve MandolinMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 2012834 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2025 10. kitabı
Çok sevdiğim bir yazar Nazan Bekiroğlu. Bu kitabında denemeleri çok sade bir dille özellikle emekliliğine geçiş sürecinden başlayarak ne çok konuya değinmiş. Ben en çok kitabın sonundaki Anna Karanina için yazdığı bölümleri sevdim. O çok sevdiğim kitaba o kadar farklı açıdan bir pencere açmış ki; bunu da ancak Nazan hoca bu şekilde yorumlayabilirdi diyorsunuz. Kitabın arka kapak yazısını çok sevdiğim için paylaşmak isterim. Belki daha çok ilginizi çeker; . . Mihrican Fırtınası Nazan Bekiroğlu ' nun hayata edebiyata ve sanata dair denemelerini bir araya getiriyor. Yazarın kişisel hayatından izlerin belki de ilk kez bu açıklıkla görülebileceği denemeler bunlar. Bir Mihrican Fırtınası olarak yaşadığı emekliliğe geçişi, yeni kütüphanesini yerleştirmesi, kitapları, defterleri, lise yıllarında tuttuğu günlüğünden alıntıladığı samimi satırlar, sobacılar sokağında bir dükkanda alın terinin kutsallığını hissettiren yaşlı usta ile geçen dakikalar halı dokuyan kızlar ve başka birçok deyiniyle insaniyete duyduğumuz özlemi derinden hissettiren yazılar. Ama sadece özlediklerimiz değil, sabır taşımızı çatlatanlar, cingözlülüklerinden illallah ettiklerimiz de görüntüye giriyor. Sonrasında ise Mihrican Fırtınası, edebiyata, minyatüre, soyut resme uygarlık ve insanlık tarihine ikar os'un düşüşüne, Platon' un mağarasına dair beğenilerle son derece zengin bir içerik sunuyor. Başımı kaldırıp benimle hiç ilgisi olmayan bir sahneye bakar gibi bakıyorum olup bitene. Odam toplanıyor otuz sekiz yıllık yığın ayaklanıyor. Bağ bozumu. Ekim de değil ki!
Mihrican FırtınasıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 2024411 okunma