❝ Eğer tek bir kişiye bile sırtını dönersen herkese sırtını dönmüş sayılırsın. ❞
Merhabalar!
Fırsat bulupta bir türlü başlayamadığım bir kitaptı. Keşke daha önce okuyup bitirseydim dedim çünkü ben çok sevdimm. Karakterlerin duyguları, aralarındaki çekim ilmek ilmek işlenmişti. Okurken her duyguyu hissettim. Beni hem güldüren hem hüzünlendiren bir kitap oldu. Bu ay okuyacağım kitaplardan favorim olacağını şimdiden hissediyorummm. Öyle ki kitaptan çıkarılması gereken bir çok ders var. Kimse için kendi öz saygımızı yitirmemeliyiz. Ana karakterimizin kendini bulma hikayesi de bunun üzerine kuruluydu.
Grace, yaşadığı birçok şeye rağmen güçlü ve kendi ayakları üzerinde durmayı başarabilen bir kadın. Jackson, ilk başlarda Grace'e tam bir pislik gibi davransada, harika bir adam. Sürekli kötü adam olarak anılıyor, dışlanıyor ama kimse onu gerçekten tanımıyor.
Karakter gelişimlerini okumak çok keyifliydi. Aralarındaki diyaloglar beni güldürdü. Atışmaları çok tatlıydıı. Kitap iki bakış açılı şekilde anlatılıyor.
Konusundan da bahsedeyim; Grace kocasına delicesine aşık olmasına rağmen terk ediliyor. Bu olayın ardından doğup büyüdüğü kasabaya yani Chester'a , ailesinin yanına dönüyor. İçten içe de kasabaya doktor olarak atanacak eski kocasının ona tekrar aşık olacağını düşünmekte.
Jackson, Chester'da bir oto tamircide çalışıyor. Oradakilerin tabiri ile 'Kasabanın Canavarı'. Küçük yaşta annesinin terk edip gitmesi ile beraber babası kendini alkole veriyor. Geçmişten yaşanan olaylar ve davranış şekilleri, kasaba halkının Jakson ve babasından nefret etmesine neden oluyor.
Grace ve Jackson birbirlerine olan önyargıları nedeniyle başta anlaşamıyorlar ama birbirlerini daha iyi tanımaya başladıkça aşk kaçınılmaz..
Şimdiden okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim