"Üst gövdesi ellerinin üstüne kapandı, sanki solgun bir kuş orada kapana kısılmış, adamın kalbinin dibinde kanat çırpıyormuş, o da kuş kaçamasın diye endişe ediyormuş gibi."
"İnsan garip bir mahlûk... Bir saat evvel düşüncesi aklını yakıp kavuran korkunç olaylar, bir saat sonra daha feci şartlar içinde gerçekleşip başına geliyor."
"İnsan ne garip mahlûktur! Hayatında başkalarının sayesinde bir iki düzen dışı, yasadışı iş görmeye alıştı mı, hele belalı maceralar arasında yuvarlandı mı hemen bunu suiistimale vahşi ve karşı konulmaz bir istek duyuyor."
Define, Mehmet Rauf'tan okuduğum ilk kitaptı. İlk kitap olarak da yerinde bir tercih yapmışım gibi hissediyorum çünkü yormayan, tek oturuşta bitirilebilecek, akıcı bir hikayeydi.
Kitapta, Erzurum'da başhekimlik yapan bir adamın, tedavi ettiği hastasının ricası üzerine -paranın kokusu tatlı geliyor tabi- bir definenin peşine düşmesini okuyoruz. Define avcılığı demek aynı zamanda aksiyonlu bir macera demek olduğu için de başlıyoruz koşturmacaya.
Kitap hakkında söyleyebileceğim olumsuz pek bir şey yok ama kategorilendirildiği gibi polisiye türüne ait olduğunu da düşünmüyorum. Hikayedeki tek gizem definenin yeriydi. Onu da ana karakterimiz kendi kendine bize pek bir şey anlatmadan çözdü zaten. Normalde polisiyelerin amacı okuru da gizemin peşinde sürüklemek, kendi çıkarımlarını yapmasını sağlamak ve genellikle kitabın sonunda bir sürprizle şaşırmaktır. Define ise bunların hiçbirini vermiyor okura ama içinde biraz araştırma, biraz da kovalamaca olduğu için polisiye kokusu sinmiş diyebiliriz sanırım.
Bunun dışında tek oturuşta bitirilecek bir kitapta olması gereken her şeye sahipti. Ağır okumaların arasında dinlendirici olması için tercih edilebilir.
DefineMehmet Rauf · İş Bankası Kültür Yayınları · 20223,319 okunma