İtalyanlar ve Tessinliler ise bir insanı gerçekten iyi bir kişi diye tanımlayıp övgü konusu yapmak istediler mi, buono come il pane (ekmek kadar iyi) derler.
Bir yerde karşılaşacak iki yaşlı yalnızca o baş belası gut hastalığından, kaskatı kol ve bacaklardan, merdiven çıkarken üzerlerine çullanan nefes darlığından söz açmamalı, yalnızca dert ve sıkıntılarını birbirlerine buyur etmekten kaçınarak, avutucu ve iç açıcı yaşantılarıyla deneyimlerini de birbirlerine aktarmalıdır.
Yazar olarak Green’in dünyanın boşluklarını ve çürük yerlerini eşelediğini görüyorsak, aslında onu cezbedip büyüleyen ilgili yerler değil, arkalarında var olan şey, yani Tanrı’dır.
Pek çok binyılın sayısız dil ve kitaplarının binlerce değişik örgüsünden, yıldızın parladığı anlarda okuyucuya şaşılası yücelikte gerçeküstü bir hayal göz kırpar: İnsanın yüzüdür bu; birbiriyle çelişen binlerce çizgi bu yüzde büyüsel bir yoldan kaynaşmış, bir birlik ve bütünlük oluşturmuştur.