Yazarın görevi, her küçük şeyde, hiç denecek kadar önemsiz her nesnede ezeli ve ebedi olanın saklı yattığını, Tanrı’nın her yerde ve her nesnede varlığını bilmenin bilgi ve hazinesini dönüp dolaşıp okuyuculara buyur etmektir.
Nasıl ki tarih bilgisi tarihsel yapıtlar yaratma gücünü, botanik ve jeoloji ise arazi görünümlerini betimleme yeteneğini bir kimseye kazandıramıyorsa, en üstün bilimsel psikoloji de insanın tanımlanmasında sanatçıya yardım elini uzatamamaktaydı.