Günümüzde bu kendi kendini suçlama mekanizması özellikle psikolojik depresyon vakalarında gözlemlenebilir.Örneğin ebeveynleri tarafından sevilmediğini hisseden çocuk kendi kendine şöyle diyebilir: "Eğer farklı olsaydım, kötü bir çocuk olmasaydım beni severlerdi." Bu sayede sevilmemenin dehşetiyle yüzleşmekten kaçınmış olur. Aynı şey yetişkinler için de geçerlidir: kendi kendilerini suçlayabildikleri müddetçe yalnızlıklarının yahut hissettikleri boşluk duygusunun sebep olduğu acıyı çekmek zorunda kalmazlar ve böylelikle sevilmedikleri gerçeği birer birey olarak değerlerine gölge düşürmez.Ne de olsa hep şunu tekrarlayabilirler: "Şöyle bir kötü huyum ya da alışkanlığım olmasaydı sevilirdim."
...
Özsaygının yerini kendi kendini suçlamanın alması bireye kendi yalnızlık, değersizlik sorunlarıyla açık, dürüst bir şekilde yüzleşmekten kaçınmak için bir yöntem sunar ve içinde bulunduğu durumla gerçekçi bir şekilde yüzleşip elinden geleni yaparak yapıcı bir uğraş vermek isteyen kişinin dürüst tevazuu yerine yalancı bir mütevazılık hali yaratır. Ayrıca kendi kendini suçlama tercihi kişinin kendinden nefret etmesini makulleştirerek zaten var olan bu eğilimi güçlendirir.Ve kişinin başkalarına karşı takınacağı tavırlar genellikle kendine karşı takındığı tavırlarla paralellik gösterdiğinden, başkalarından nefret etmeye karşı içinde barındırdığı gizil eğilim de makulleşerek güçlenmiş olur. Kendini değersiz hissetmekle kendinden ve başkalarından nefret etmeye uzanan yol fazla uzun değildir.