"Konutların dış cephelerine tanıdığımız ünlü ressamların eserlerini büyüterek yapan Nazife hanım, şehre renk katarken sanatı da insanların oturduğu kata getiriyor. Nasıl mı? Hangi katta oturduğunuzu soran birine yanıt olarak, 3. Kat yerine, İnci Küpeli Kiz'in Kupesinde oturuyorum derseniz, bu durum sanatın katiniza gelmesi değil de nedir? "
"İnsanın, sevdiği insanlardan geç ayrılması zehirdir! İnsanın, bıçakla keser gibi, kendisi için doğal bir iklim olan issizlikta yine yapayalnız kalması daha iyi. "
- "Yaratılmamış olanı anlaman için önce yaratılmış olan ile kastedilen şeyi bilmen yerinde olur. Bir dokumacı için yaratılmış olan kumaş iken, yaratılmamış olan ipliktir. Çünkü onun yarattığı şey iplik değil,kumastir. Ama bu kez iplikçi için durum farklı görünüyor. Çünkü o, yünü eğirip ipliği bukerken, yune 'yaratılmamış olan' , ipliğe de 'yaratilmis olan' diye bakar. Oysa ipliğe dokumacı 'yaratilmamis olan' diyordu. Şu halde, üzerindeki elbisenin kumaşı, onu diken terzi için 'yaratilmamis olandır' . Elkimyaci için de durum buna benzer görünüyor. Çünkü kumaş nasıl ki iplikten meydana geliyorsa, aynı şekilde zaç yağı da kibritten meydana gelir ve ipliğin yünden meydana gelmesi gibi, kibrit de lap taşından oluşur. Dokumacınin kumaşı iplikten yarattigini biliyoruz. Peki sence Tanrı dünyayı hangi şeyden yarattı? "
- "Elbette varolmayandan yarattı" .