Aslında konusunu beğendim ancak çok ağır bir dili var. Okuduklarımı anlamakta zorluk çektim.
Kısa bir kitap olmasına rağmen maalesef yarım bırakıyorum.
Karanlığın YüreğiJoseph Conrad · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma
Neredeyse her okuyanın enlerine giren Nietzsche Ağladığında benim içinde öyle oldu. Oldukça özgün ve çarpıcı.. İçerisinde muhteşem aforizmalar barındırıyor. Hem okuyup hem de aynı anda yoğun bir şekilde düşünmenizi gerektiren bir eser. Hızlı bir giriş yapmak gerekirse, öncelikle kitabın karakterlerini öğrendiğiniz an okumak için can atıyorsunuz. Psikanalizin kurucusu Freud, dünya çapında üne sahip filozof Nietzsche, döneminin ünlü doktoru Josef Breuer ve hala eskimeyen klasikleri ve nam salmış güzelliğiyle Lou Salome. Kendisini 'Acı hakikatleri söyleyen bir öğretmen, rağbet görmeyen bir kâhin' olarak tanımlayan Nietzsche'nin tükenmek bilmeyen ümitsizlik takıntısı hayatının çekilmez bir hal almasına neden oluyor. Daha birçok hastalığı olan Nietzsche'nin Avrupa'da girmediği doktor kalmıyor fakat hiçbir çözüm yolu bulunamıyor. Tam da umudu kalmamışken yolları bir şekilde döneminin en ünlü doktorlarından Josef Breuer ile kesişiyor. Kitabın temel noktası Breuer ve Nietzsche'nin diyaloglarından oluşuyor. Tesadüfen olmayan bu hasta doktor ilişkisi zamanla bir güç düellosuna dönüyor. İlerleyen zamanlarda kimseye itiraf edemedikleri düşüncelerini birbirlerine anlatıp iyileşme sürecine giren iki dost haline geliyorlar. Kendi adıma çok farklı bakış açıları kazandım. Okumanızı öneririm.
Akıcı ve sade anlatımıyla klasik bir Zweig kitabı. Zweig açısından en sevdiklerim arasına girdi. Bir oturuşta okudum ve oldukça keyifliydi. İçerisinde iki novella bir kısa hikaye barındırıyor. Kitabın adıyla aynı Sahaf Mendel' e hayran olmamak imkansız. Sahafa gezmeyi sevenlerin zevkle okuyacağı bir hikaye. Bir diğeri ve en acıklısı benim de en çok etkilediğim Görülmeyen Koleksiyon'u okurken çok üzüleceğinize eminim. Sonuncusu ise Unutulmayacak Bir İnsan; oldukça kısa iç ısıtan bir hikaye. Okumanızı öneririm.
Oscar Wilde'nin tek romanı..Yayımlandığı dönem oldukça eleştirilmiş ve büyük tartışmalara neden olmuş. Yazar ahlaksızlıkla suçlanmış.
Kitabın içeriğine gelecek olursak Oscar Wilde kısaca 'bir ruhun hikayesi' olarak tanımlamış. Dorian ailesini genç yaşta kaybetmiş ve kendisine oldukça fazla miras kalmış; aşırılık derecesinde yakışıklı bir genç. Portesini yapan Basil zamanla arkadaşı olmuş ve eşcinselliğe varacak derecede Dorian'a aşık olur. Basil aracılığıyla hayatına giren Henry'i ve fikirlerine tutulan Dorian'nın da ilişkiler konusunda kafası karışır. Bakanların bir daha bakmadan geçemeyeceği güzelliğinin zamanla kaybolmasında çok korkan Dorian zamanla kötü bir ruha sahip olmaya başlar ve birçok hata yapar. Portresiyle arasında gizli ve şeytani bir bağ kuran Dorian' nın sonu içler acısı olur.
Mükemmel. Şu ana kadar okuduğum en özgün klasik, Anlatımının akıcı olması da cabası. Şiddetle tavsiye ediyorum.
'Kadınlar Ülkesi' ataerkilliğe verilmiş nüktedan bir yanıt.
Yazıldıktan yaklaşık 65 yıl sonra kitap formatında yayımlanabilen Kadınlar Ülkesi feminist ütopyanın ilk örneklerinden. Günümüzde hala geçerliliğini koruyabilen eser, kadınların erkeklere ihtiyaç duymadan neler yapabileceğini, nelere göğüs gerebileceğini okuyucuya aktarıyor. Alıştığımız cinsiyetçi önyargıları yıkan, kadınların okurken gururlanacağı bir kitap. Kısaca, 3 Amerikalı kaşifin maceraya atılmak amacıyla ziyaret ettiği dışardan oldukça ilgi çekici ve gizemli gözüken bu ülkede hiçte beklemedikleri uzun zamanları anlatıyor. Toplumsal cinsiyet rollerini sorgulatan, cinsiyet fark etmeksizin herkesin kesinlikle deneyimlemesi gereken bir eser.